Atatürk ve Seyit Rıza

Bir siyasal hareket hem Seyit Rıza, hem de Atatürk’e sahip çıkamaz.

KARŞIT KONUMLAR

Atatürk, emperyalizme karşı Kurtuluş Savaşının lideridir. Feodal sultanlığı tasfiye etmiştir ve devrimci bir Cumhuriyet kurmuştur. Bu yazının devamını oku

Reklamlar

Danimarka klasiği bu: Türkiye’ye düşmanlık

AKP’nin hakkı olduğu halde veto etmeyerek NATO lideri yaptığı ülke bu kez Atatürk’e saldırdı.
Hazreti Muhammed’e saldıran karikatürlerin ve bölücü terör örgütünün yayın organı Roj TV’nin hamisi Danimarka, bu kez de liselere önerilen kitapla Atatürk’e dil uzattı. AKP’nin veto etmeyip NATO liderliğine getirdiği Rasmussen’in ülkesi, Atütürk’ü Hitler ve Mussolini ile bir tuttu.

Danimarka şimdi de Atatürk’e dil uzattı
İslam peygamberi Hazreti Muhammed’e hakaret içeren karikatürlerin yayımlanmasıyla tüm İslam dünyasında tepki gören Danimarka’dan bu kez de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret geldi. Danimarka’da liselerde tarih derslerinde okutulması tavsiye edilen Türkiye hakkında bir kitapta Atatürk hakkında yer alan ifadeler tepkiye yol açtı. Geçtiğimiz ay ortasında yayımlanan “Türkiye-Tarihi, Toplumu ve Din” adlı kitapta, gerçekleştirdiği milli mücadeleyle Bu yazının devamını oku

Dersim’e ne dersin?

Dersim’i bombalayan…

Devlet değil, CHP.
PKK’yla masaya oturan…
AKP değil, devlet.

İyi di mi?

Sene 1937… Mustafa Kemal, başbakan Celal Bayar’la birlikte Tunceli’ye gelip, Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsü’nün açılışını yapacaktı. Bu yazının devamını oku

Dersim’in anasını ağlatanlar

Sözde CHP’li Hüseyin Aygün.. Pokerci Müslüman şair Necip Fazıl… BDP’li terör örgütleyicileri… Hasan Cemal tipli aydınlar… Dersim katliamının sorumlusunu CHP ve Atatürk gibi göstermeye kalkışıyorlar. Lakin isyanın elebaşısı Seyit Rıza bunlara; ‘Siz yalancısınız!’ diyor.
Nasıl mı?
Çünkü Seyit Rıza; Dersim’de isyan edip devlet kuvvetleri ile savaşırken dış destek alabilmek için İngiltere’ye resmen mektup yazdı. Bu mektubun, onun isteğiyle danışmanı konumundaki Baytar Nuri tarafından yazıldığını tahmin ediyoruz. Artık devletin resmi arşivinde yer alan 30 Temmuz 1937 tarihli bu mektupta Seyit Rıza, bölgeyi Kürdistan olarak tarif ediyor; ‘Yıllardan beri Türk hükümeti Kürt halkını asimile etmeye çalışıyor.’ dedikten sonra devam ediyor: ‘Üç aydan beri ülkemde tüyler ürpertici bir savaş sürüyor… Bu yazının devamını oku

Nagehan Alçı’yı kızdıracak yazı; Ah cici kız!

Nagehan Alçı ile teorik bir tartışmaya girişmek, eşek ile at yarışına girmek kadar anlamsız ve iddiasız olur. O yüzden ne “Atatürk bir diktatördü” sözlerine ne de “Che en az s.s. birlikleri kadar vahşiydi” saçmalıklarına cevap yetiştirmemize hiç ama hiç gerek yok. Çünkü ne Mustafa Kemal’in ne de Che’nin Nagehan Alçı’nın karşısında aklanmaya ihtiyaçları olduğunu düşünmüyorum. Bu yazının devamını oku

İç cephe çökünce…

İki ay önce Harp Akademileri Komutanı olan Org. Bilgin Balanlı, Harp Akademileri’nde tartışılması gereken bir saptamada bulunmuştur:
“Bu sisteme savaş açıyorum. Savaşım, TSK’ye karşı alçakça savaş yürüten sisteme karşı olacaktır.”
Sistem = İç cephe
Millete açıklanan bu tarihi bildiriyi askeri dilden okuyacak olursak, vurgulanan şudur: İç cephe çökmüştür. İç cepheyi yeniden kurmak için sisteme karşı savaşma durumundayız. Sistem; siyasetiyle, ekonomisiyle, ideolojisiyle var olan düzendir. Sistemin Türk Ordusu’na karşı savaş yürütmesi, iç cephenin çöktüğü anlamına gelir. Bu yazının devamını oku

İŞTE ATATÜRK’ÜN DİĞER AKILLI PROJESİ

Atatürk’ün SOSYAL FABRİKA PROJESİ dışındaki “akıllı projelerinden” biri de İDEAL CUMHURİYET KÖYÜ PROJESİ’dir. “Köylü milletin efendisidir” diyen Atatürk, Türkiye’nin “tabandan kalkınması” için 1937 yılında İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi’ni hazırlamıştır. Atatürk’ün üzerinde çalışarak uygulanmasını istediği bu proje, Afet İnan’ın “Devletçilik İlkesi” ve “Cumhuriyetin Ellinci Yılı İçin Köylerimiz”  adlı kitaplarında yer almıştır.[1]

Afet İnan, aslını TTK’ya bağışladığı, Atatürk’ün “İdeal Cumhuriyet Köyü Projesi”nin belgesini, Trakya Umumi Müfettişi General Kazım Dirik’ten aldığını ve Atatürk’ün bu projeyi onaylayıp geliştirerek uygulanmasını istediğini belirtmiştir. Bu yazının devamını oku

ATATÜRK’ÜN AKILLI PROJESİ

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Çılgın Kanal Projesi”ni açıklamasının ardından bir tartışmadır başladı! Bütün televizyon ekranları ve gazete köşeleri, hatta bir ulus, bir “çılgınlığın” peşinde sürüklenir oldu…

Başbakan, “Çılgın Projeyi” açıklar açıklamaz, yandaşlar “İstanbul dünyanın merkezi olacak! Türkiye kalkınacak!..” diye avaz avaz bağırmaya başladılar!…

Marmara’dan Karadeniz’e devasa bir kanal açarak “kalkınacaklarını” zanneden bütün “çılgınlara”, 80 yıl kadar önce Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün hayata geçirdiği AKILLI PROJE’den; Atatürk’ün SOSYAL FABRİKA PROJESİ’nden söz etmek istiyorum… Bu yazının devamını oku

ATATÜRK’ÜN YANINDAKİ O LİBYALI SİZİ İZLİYOR

24 Mart 2011 tarihinde, TBMM’den çıkan “tezkere” ile Türkiye, NATO kapsamındaki Libya operasyonuna “askeri güçle” katılmayı kabul etti.
1911’de İngiltere ve Fransa’nın da onayını alan İtalya, Osmanlı toprağı olan Libya’ya (Trabkusgarp) saldırmıştı. İtalyanların saldırı gerekçesi, “Osmanlı’nın Libya’yı iyi yönetemediği ve Libya’da özgürlüklerin kısıtlandığı” biçimindeydi. İtalya’nın asıl amacı ise Libya’yı sömürmekti: 1911’de Libya’ya yapılan emperyalist bir saldırıydı. Bu yazının devamını oku

ATATÜRK’TEN EMPERYALİZM TOKATLAMA DERSLERİ!

“Bir Tümen Komutanı’nın üç ayrı yerde tek başına giriştiği hareketlerle bir savaşın, hatta bir ulusun kaderini değiştirecek yücelikte bir zafer kazandığı tarihte pek nadirdir.Bu yazının devamını oku

DEMOKRASİ MİDE MESELESİ DEĞİLDİR

DEMOKRATİK DEVRİMİN KİLOMETRE TAŞLARI
Yıl: 1919: Amasya Genelgesi’nde: “Milletin bağımsızlığını yine milletin azmi ve kararı kurtaracaktır” denildi.
Yıl 1919: Erzurum Kongresi’nde, “Milli iradeyi etkin milli kuvvetleri hakim kılmak esastır” kararı alındı. Bu yazının devamını oku

“BURSA NUTKU YOK” DİYENLER BUNA NE DİYECEK

Tunus ve Mısır’daki “halk ayaklanmalarından” sonra Türkiye’de bazı siyasetçiler, bu ayaklanmaları “devrimci kalkışmalar” zannetmiş olacaklar ki, Atatürk’ün “Bursa Nutku”ndan söz etmeye başladılar. Tabi birileri, Bursa Nutku’na gönderme yaparak “halk hareketinden” söz edince, başka birileri de “Bursa Nutku yoktur!” diyerek bağırıp çağırmaya başladı. Bu yazının devamını oku

Trajedi ve komedi

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Türkiye Savaş sırasında yakın ilişkiler kurduğu Batılı “müttefikleri”nin de teşvikiyle çok partili hayata geçti. CHP’den kopan Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ın önderlik ettiği Demokrat Parti büyük bir hızla gelişmeye başladı.
CHP, her ne kadar 1946’da yapılan seçimleri aldıysa da (seçimlerle ilgili söylenenleri bir yana bırakıyoruz. “Gizli oy açık seçim” vb.) DP’nin gelişmesinin önü kesilmedi. DP izlediği politikalarla Türkiye toplumunun yarı feodal dokusuna daha uygun bir görüntü çiziyordu. Toprak ağaları, aşiretler, eşraf, tarikatlar vb. bu yeni Partinin arkasına geçtiler. Bu yazının devamını oku

“HÜR ADAM” KURTULUŞ SAVAŞI’NDA NEREDEYDİ

Son günlerde, Said-i Nursi’nin hayatını anlatan “Hür Adam” filmi nedeniyle bir Said-i Nursi tartışması başladı. “İşte Hür Adam’ın Gerçek Öyküsü” başlıklı yazımla ben de bu tartışmaya katıldım. Bu yazının devamını oku

Casus Taraf’ın Atatürk müfterisi

Taraf isimli gazete daha çıkmadan nasıl yayın yapacağını bu köşede yazmıştım. İktidar tarafından beslenecek; Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti’ne askere saldıracak; AKP hükümetini de aklamaya çalışacaktı. Bu casus ceridesinin başına oturtulan ve ahlakdışı görüşleri bilinen Ahmet Altan’ı tanıdığım için yanılmadım. Gördük ki bu gazete tam bir sivil casus üssü gibi calıştı. Ancak yüksek casusluk teknikleri ile elde edilebilecek bilgiler, birileri tarafından buraya sızdırıldı; bunlar da o gizli örgütün yayın organı gibi çalıştılar.
Sadece bu mu? Bu yazının devamını oku

%d blogcu bunu beğendi: