Doğu Perinçek ve Yurtseverlere Özgürlük Yürüyüşü Fotoğraf Sergisi

Yasal olarak böyle bir hakları olmadığı halde anayasamızı değiştiriyorlar. Ben bir görev adamıyım. Orada buna karşı çıkan kahramanlar vardı ve ben de oradaydım. Onları çektim, onları ve tepkilerin anayasamızı değiştiriyorlar. Ben bir görev adamıyım. Orada buna karşı çıkan kahramanlar vardı ve ben de oradaydım

Aykut Töleğen, siz işçi hareketinin bayraklaşan mücadelesi olan tekel direnişini ve birkaç gün önce anayasa kurultayını fotoğraflayan, Ulusal Kanal ve Aydınlık Gazetesi’nde izleyiciyle buluşturan fotoğraf sanatçısısınız. O muhteşem fotoğrafların sahibi olarak bu 1 Mayıs’ta da meydanlarda, sürekli hareket eden kalabalığın içerisindeydiniz. Kanunsuzluğa son… Özgürlük… Diyen, vatan savunması ve emek mücadelesinde tutsak olanların özgürlüğü için yürüyen insanların, işçi hareketinin fotoğraflarını çektiniz. Bu fotoğraflar 1 Mayıs’da Bindallı Sanatevi’nde açılan “Özgürlüğe Adım Adım-Doğu Perinçek ve Yurtseverlere Özgürlük Yürüyüşü Fotoğraf Sergisi” nde sanatseverlere sunuldu. Çalışmalarınızın bir özeti gibi olan bu sergi hakkında neler söyleyeceksiniz?

– Bildiğiniz gibi Türkiye’nin en önemli siyasi partilerinden biri olan İşçi Partisinin lideri Doğu Perinçek içeride. Yine Türkiye’nin en değerli gazetecileri içeride. Ülkemizin savunmasının bel kemiği olan Türk ordusunun komutanları içeride. Birebir savaşa, PKK’ya karşı yurt savunması için savaşan komutanların siperden alınıp içeri tıkıldığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde herkese belli görevler düşüyor,

Ben genellikle fotoğrafı bir görev alanı olarak ve kendimi de haber fotoğrafçısı, belgesel fotoğrafçısı, foto muhabiri olarak tanımlıyorum. Böyle bir dönemde ben dağa çıkıp çiçeklerin üzerinde kelebek fotoğrafları, mutlu manzara fotoğrafları çekemem. Ben kahramanlar neredeyse orada olur, kahramanların fotoğrafını çekerim. Az önce 1 Mayıs’tan geldik. İşçi sınıfı, halk oradaydı ama ne yazık ki, bugün neredeyse tüm işçi sınıfını temsil eden İşçi Partisi’nin lideri Doğu Perinçek bizlerle değildi çünkü özgürlüğü elinden alınmıştı. Hepimizin gördüğü gibi, 3-4 gün önceki Anayasa Forumu’nda yine ülkemizin işçisi vardı, köylüsü vardı, Anadolu’nun her tarafından gelmiş delegeler oradaydı, yurtseverler oradaydı. Ayrıca içeride tutuklu olan komutanların eşleri de oradaydı. Değiştirilmek istenen bir anayasamız var. Yasal olarak böyle bir hakları olmadığı halde anayasamızı değiştiriyorlar. Ben bir görev adamıyım. Orada buna karşı çıkan kahramanlar vardı ve ben de oradaydım. Onları çektim, onları ve tepkilerini belgeledim.

Burada sergilenen fotoğraflar…

“Doğu Perinçek ve Yurtseverlere Özgürlük” yürüyüşü. Yine oradaydım. Kahramanlar neredeyse ben oradayım. Bir adım öne çıktım ama yine de kendimi gerekli olanı yapamamış hissediyorum. Keşke iki adım, üç adım öne çıksam ve geleceği belgeleyebilsem. Böyle bir belgeseli ileride yeni baştan kuracağımız Cumhuriyet’e bir belge olarak sunsam. Bu serüvende benim tek silahım fotoğraf makinesi. Yazar olsaydım oturup yazı yazardım, sinemacı olsaydım film çekerdim. Şu an tek yapabileceğim fotoğraf makinesi ile kahramanları belgelemek.

– Söylediğiniz çerçevede baktığımızda emek ve vatan mücadelesini bir arada gören bir fotoğrafçıdan öte bir yurtsever olduğunuzu söylemek isterim.

-Bundan iki buçuk yıl önce tekel direnişi oldu. O tekel direnişinde hemen hemen her gün orada işçilerle beraberdim. Yine fotoğraf makinemle olanları belgelemeye çalışmıştım. Herkesin bilmesi gereken şey, işçi sınıfının Türkiye’nin, Cumhuriyet’in en önde gelen sınıfı olduğudur. Onlar ülkeyi sırtlarında taşıyorlar.

Hepimizin bu sorumluluğu paylaşması lazım.

– Demin de belirttiğim gibi herkes gibi benim de sorumluluklarım var. Ben gerçekten yurtsever bir insanım. İşçi sınıfı nasıl Türkiye’nin gündemini değiştirdiyse herkesin üzerine düşeni yapması lazım. Kiraz İzmir yürüyüşü oldu. Komutan eşleri ve çocukları yürüdü, yurtseverler yürüdü. İşçi sınıfı ortaya çıktı bugün 1 Mayıs’ı kutladılar. Hep yanlarındaydım. Ben görev adamıyım. Benim sorumluluklarım var.

Sanatçılar Girişimi imzacılarından, tekel direnişinde sanatçılar girişiminin öncüsü, sözcüsü Ataol Behramoğlu’nun işçilerle söyleşisine tanık olan ve onu belgeleyen birisi olarak başka ne yapmayı düşünüyorsunuz?

– Bu sergiyi Silivri’ye cezaevi karşısında ki direniş nöbet çadırına taşıma düşüncesindeyim. Sanatçılar Girişimi’nin yaptığı tepkili etkinliklerini, ortaya koydukları yüreği desteklememek mümkün değil. Zaten benim kendi karakterimle, siyasi görüşümle, kendi ulusalcılığımla tamamen örtüşüyor bu anlayış ve bu siyasal görüş. Bu hareket beklenmedik bir şekilde, tam zamanında ve öyle güçlü bir şekilde ortaya çıktı ki herkes şaşırdı. Demek ki bir kıvılcım lazımmış. Milli Anayasa Kurultayı’nda fotoğrafları çekerken Bedri Baykam çıktı konuştu. Birçok sanatçı arkadaşların isimlerini saydı. Salondan olumlu ve çok büyük bir tepki aldı. Bu sergiyi Bindallı Sanat Evi’ndeki süresi sona erdiğinde Silivri’ye götürmek istiyorum. Keşke olanaklar elverse de Silivri Cezaevi’nin önüne ip gersem fotoğrafları mandalla assam. Tabii nöbetçi çadırının içinde bunu gerçekleştireceğiz. Doğu Perinçek ve Yurtseverlere Özgürlük Yürüyüşü bittikten hemen sonra ilk sergiyi İzmir’de açmıştık. O sergide sergilenen ve sergide yer alamayan fotoğraflardan oluşan bir katalog hazırladım Bu kataloğu Doğu Perinçek’in kendisine gönderdim. Sayın Doğu Perinçek bu kataloğu incelerken bu vesileyle o bizlerle, biz de onunla birlikte olmuş olacağız. Yüreğimiz onunla aynı anda çarpacak.

Aydınlık

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: