Başbakan ve sanat

Başbakan tiyatroculara geçen gün,  “sanat” konusundaki  “derin” bilgilerini aktardı. Bir de üstelik  “sanatçı”  tipi çizdi.
Meyhanede otururlarmış, kaşları kalkık olurmuş (alaycı demek istiyor herhalde), bir elleri çenelerinde, ahkam keserlermiş.
Ahkam kesmeden başlarsak, Başbakan her gün her şey hakkında bunu yapıyor, yani hüküm vermeye soyunuyor. Sanatkarlar neden yapmasınlar? Sanat hakkında konuşmasınlar?

***

Başbakan yabancı kelime kullanmayı sever. Bu da herhalde konuşmalarına entel bir hava katıyor,  “yaklaşım” gibi. Bu sefer de  “elit” ,  “jakoben”  falan dedi. Elit dediği için, onlara seçkinlik atfettiğini bilmiyor herhalde. Jakoben’de herhalde  “dediğim dedik, çaldığım düdük”  anlamını taşıyan bir tavrı kastediyor ki bu tavrın en alasını şimdiki iktidar döneminde yaşıyoruz. Hatta bizzat bu hadisenin kendinde yaşıyoruz.
“Tiyatroları özelleştiriyoruz, o kadar…”  anlamında. Bu Jakoben bir tavırdır.

***

Başbakan’ın en harika tespiti:
“Bunlar sanatı toplum için değil, sanat için yapıyorlar”  demesi. Danışmanlarının birinin aklına esmiş, bu fikri konuşmaya yazdırmış. Bir tartışma programına biraz baktım o gece. Bunlar konuşuluyordu. Meğer kendilerine yakın düşen bir şair, Hilmi Yavuz da buna benzer bir şey iddia etmiş  “sanat estetiktir”  demiş.
Bu çok eski tartışmaya Başbakan’ın biraz geç de olsa müdahil olması beni güldürdü. Cenap Şehabettin’den beri bu tartışılır. Üstelik o kınadığı adamlar, içsinler içmesinler, sanatı toplum için yapanlardır. Bu yüzden de sanatlarında estetiğin yahut  “yaratıcılığın”  eksik olduğu ileri sürülerek eleştirilirler.
Çeşitli anlayışlar olmakla beraber sanat, yeniden bir dünya kurmaktır. İnsanlara yüksek duygular yaşatmaktır. Bunun içmekle ne alakası var? Muhafazakar yazarlar arasında içenler yok mu? Söyletmeyin şimdi beni. A. Hamdi Tanpınar da içerdi ama bence romanları, hikayeleri ve şiirleri Türk edebiyatının şaheserleridir.

***

Sayın Başbakan, devletin finanse ettiği tiyatrolar, çok büyük yapımlar olduğu için korunmak isterler. Dünyanın her tarafında da bu böyledir. Kişisel bütçeler buna yetmez.
Sizin bayıldığınız Osmanlı hanedanı ve yönetimi de bunu yaptı. Sarayda konserler verilir, oyunlar oynanırdı. Darülbedayi’i de ben açmadım, onlar açtı.
Sonuç olarak, danışman çevrenizi ve çeşidini biraz çeşitlemeli, üstelik böyle yalan yanlış bilgilerden kaçmalı, yanlış kararlar vermemelisiniz.

Afet Ilgaz/Yeniçağ

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: