LANETLİSİNİZ!

Hesabınız İsviçre bankasında
Namınız Amerikan raporunda
Aşkınız fink atıyor City Bank’ta
Çamurunuz akıyor
Yurdumun ırmaklarında

Aklınız “üçe kapatmak”ta
Fikriniz TÜPRAŞ komisyonunda
Yüreğiniz Newyork borsasında
Zikriniz güya Kulhüvallah’ta
Velâkin lanetlisiniz
Gelinlerin ve nişanlıların çığlıklarında

Gözünüz anahtar deliğinde
Kulağınız telefon direğinde
Polisiniz Amerikan sefaretinde,
Vatanı gammazlamakta!
İrinleriniz sızıyor
Brifinglerinizin çatlaklarında

İpiniz Waşington’da sarmalda
Cipiniz dört çekerli, seyranda
Sapınız Telaviv’de tezgâhta
Sopunuz faizdedir, Ebu Süfyan’da
Cehaletiniz örüyor ağlarını
Kentlerin varoşlarında, okullarında

Katiliniz seferdedir, Irak’ta
Tırnağınız Afrika’nın derisinde, Libya’da
Parmağınız devriyede, Humus’ta
Kiralıksınız Katar Şeyhinin altınlarıyla
İhanetiniz kazınmıştır taşlara
Ninova surlarında

Hançeriniz Hüseyinin boynunda
Zehiriniz Hasanımın ağzında
Dilleriniz Ayşenin namusunda
Binlerce yıldır namus çiğnersiniz
Babil’in dar sokaklarında

Makamınız çukurda, BOP kadrosunda
Bağlanmışsınız senetle, 9 madde 2 sayfa
Sevgiliniz bekliyor, “süpürüleceğiniz delik”te
Rüyalarınıza girdi İttihat Terakki fedaileri
Korkularınız küf tutuyor
Özel mahkemelerinizin kovuklarında

Yakamadınız erdemlerimizi Başbağlar ve Sivas’ta
Kıramadınız sazımızın telini
“Yana yana, dünü günü”
Üstünüze yürüyor Yunus
Ve üç telli curasıyla Nesimi Madımak’ta

Kininiz paslanmıştır Hürriyet kahramanlarına
Ölüm fermanınızdır yatan Magosa Kalasında
Boğamadınız Mithat Paşa’yı Taif zindanında
Sırtından vuramadınız, işte Talat Paşa!
Size meydan okuyor
Silivri duvarında

“Padişahınızı biz yıktık”
O artık Pensilvanya’da
Kan tutmuş hıncınız Gazi Paşa’ya, İsmet Paşa’ya
Galip Hoca’ya ve Mareşal Çakmak’a
Ve İzmir’e giren süvari çavuşuna
Zehiriniz tek mahreminizdir koynunuzda
Yılanlar gibi sürünüyorsunuz
Onların ayaklarının arasında

Tertibiniz düzmeceniz ayyukta
Suyunuz Anadolu güneşinde ısınmakta
Kimliğiniz saklı koynunuzdaki haçta
Hükmünüz Cumhuriyetin kılıcında
Hazreti Nuh son çivisini çakıyor
Tufanınız pek yakında

Sökülsün yüreğinizdeki mühür
Size gürlüyor Mahmut Şevket Paşa
Silivri’den Ordugâhta:
Ey Bizans sarayının köhne burcundaki baykuş!
Boğulacaksın kendi karanlığında!

Deniz Feneriniz sönmüş, yönünüz kayalıkta
“Nerde kaldılar” diyor Vahdettin İngiliz zırhlısında
Bekliyor sizi binlerce yıllık saltanat ve şatafat
Bizans’ın küf kokularında
Çiçekler meyveye dururken, devrimin baharında.

Doğu Perinçek, Silivri, 3 Şubat 2012

Aydınlık

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: