Ermeni soykırımı yalanına karşı strateji ve siyaset

Doğru strateji ve siyaset için, önce kendi stratejik hedefimizi saptamamız gerekir.
Biz, Kemalist Devrimi tamamlamak, halkın bağımsız Türkiyesini kurmak istiyoruz.

Ne istiyorlar
Peki Ermeni soykırımını Türkiye’ye dayatanlar ne istiyor?
Onlar, 1914-1922 arasında ne istiyorlarsa, bugün de onu istiyorlar. Somut olarak, fiilen kurdukları Diyarbakır merkezli İkinci İsrail’i petrole ve denize kavuşturarak yasallaştırmak ve bize kabul ettirmek istiyorlar. Ermeni soykırımı yalanı, Kukla Kürt devleti projesinin hizmetindedir.

ABD emperyalizmiyle yüzleşiyoruz
Soytarılar, bu olaya “tarihle yüzleşmek” diyorlar. Tarihle falan değil, ABD emperyalizmiyle yüz yüze gelmişiz, vatanımız fiilen bölünmüş, yüzleştiğimiz olay budur.
Vereceğimiz karar ise şudur: vatanımızı savunacak mıyız, yoksa “eller havaya” mı diyeceğiz?
Mevcut Abdullah Gül-Tayyip Erdoğan iktidarı, bu sorunun muhatabı değildir. Çünkü onlar ABD’nin BOP görevini yapıyorlar. Yani karşı cephenin teslimiyetçileri ile karıştırmak, vahim hatadır.

Ulu-ül emre riayet açmazı
TSK’nin sorumsuz komutanları ise, Hilmi Özkök’ten bu yana ABD’nin Türk Ordusunu savaşmadan yenme stratejisine savaşmadan yenilme stratejisiyle cevap vermişlerdir. Org. Işık Koşaner, bu stratejiye isyan etti. Görevdeki Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel, şu ana kadar savaşmadan yenilme stratejisi kapsamında olmayan bir uygulama içinde görünmedi. Eğer ciddi ciddi Suriye’ye karşı kışkırtıcı uygulamalara alet olursa, geri dönmesi zor bir yola girerler. “Siyaset makamı karar verir, biz uygularız” anlayışı, Vahdettin’in Kuvvayı İnzibatiyesi görevine açılan kapıdır. O zaman Türkiye, vatan savunması için yeni çözümler arayacaktır. Tıpkı Mustafa Kemaller gibi.

Temel siyaset
Ermeni soykırımı yalanına karşı temel siyaset, emperyalizme karşı dik durmaktır.
ABD’ye, Fransa’ya varsa başkalarına söylenecek şudur:
Biz, 1914-1922’de emperyalistlerin paylaşma planlarına karşı vatanımızı savunduk. Vatan savunması, en temel insan hakkıdır. Yaptığımız bu kapsamdadır. Savaş koşullarındaki boğazlaşmaların acısı büyüktür. Bunun sorumlusu da Türkiye’yi paylaşmak için Ermeni orduları kuranlardır.
Bugün de aynı senaryo gündemdedir. Ülkemizin bölünmesine, her imkân ve araçla karşı koyacağımız bilinmelidir.
Bu nedenle Ermeni soykırımı yalanlarına derhal son verilmelidir. Bu kampanyayı düşmanın psikolojik savaşı kapsamında görüyoruz.

Siyasetimizi Kurtuluş Savaşımızın haklılığı eksenine oturtmak
Türkiye, Ermeni soykırımı yalanına karşı mücadelesini Kurtuluş Savaşımızın haklılığı eksenine oturttuğu zaman,
1- Karşı cephede tereddüt ve bölünme başlar.
2- ABD emperyalizminin tehdit ve müdahalesiyle yüz yüze olan devletler cephesi içindeki ittifak birikimimiz yerinden kımıldar. Onları harekete geçirecek olan biziz!

Avrupa ve ABD’deki büyük insan gücümüz
Bu politika, savunma değil, taarruz politikasıdır. Çünkü Kurtuluş Savaşının haklılığına dayanır.
Avrupa’da 4 milyon, ABD’de 1 milyon Türk yaşıyor. Bu, çok büyük bir güçtür. 2005 Lozan, 2006 Berlin, 2007 Paris eylemleri bir başlangıçtı. Avrupa’nın Talat Paşa Komitesi’nden nasıl korktuğunu anlamak isteyenler, Avrupa Parlamentosu’nun Eylül 2006 Talat Paşa Komitesi kararına baksınlar. Eylemlerimizden sonra çıkan gazete haberlerini incelesinler.
Korkularından, “Türkiye Berlin’i yakmaya geliyor” diye kampanya yürütmüşlerdir. Çünkü Avrupa başkentlerinin kabusu, Müslümanlar ve kara derili milyonlardır.
İkinci politika, demek ki, bu hayâsız saldırıyı, Talat Paşa Komitesi’nin yaptığı gibi, emperyalist başkentlerindeki kitlesel gücümüzle göğüslemektir.

Doğru bilgiye dayanmak
Üçüncüsü, bilgiye dayanmaktır. Rus ve Ermeni arşivleri, Türkiye’nin haklılığını kanıtlayan yüzlerce belgeyle doludur. Ermenistan’ın ilk Başbakanı Ovannes Kaçaznuni dahi, bizim haklılığımızı doğruluyor. Bu belgelerin bir kısmı 10 kitap halinde Kaynak Yayınları tarafından basılmıştır. Ayrıca Mehmet Perinçek’in Rusya, İran, Ukrayna ve Azerbaycan’da kitapları o ülkelerin en önemli yayınevleri tarafından yayımlanmıştır ve kamuoyunu etkilemiştir.
Elimizde henüz yayımlayamadığımız binlerce sayfa belge bulunmaktadır. Bir Milli Kaynak oluşturularak dünya ölçeğinde aydınlatma kampanyası başlatılmalıdır. Önce kendi bilim adamlarımız, aydınlarımız ve Dışişleri görevlilerimiz doğru bilgiyle eğitilmeli ve seferber edilmelidir.

Ali Sirmen dostumuza selam
Ali Sirmen dostumuz, 29 ve 30 Nisan 2010 günlü yazılarına şu başlıkları vermişti:
– “Soykırım” Politikası Oluşturmak Şart
– “Soykırım” Konusunda Ne Yapmalı?
“Ermeni Sorununda Strateji ve Siyaset” başlıklı kitabımızla strateji ve siyaset önerimizi sunmuştuk. Tek öneridir. İktidarların ve diğer partilerin böyle kapsamlı bir önerileri yoktur. Çünkü Batı güdümlüdürler.
24 Temmuz 2005 Lozan, 18 Mart 2006 Berlin, 14 Nisan 2007 Paris miting ve yürüyüşleriyle de Avrupa’daki Türkümüzü Türkiye’den aydın çıkartmasıyla ayağa kaldırmaya başlamıştık. Lozan’daki yargılamaları da bir mücadele zeminine dönüştürdük. Avrupa’da 100 binlerce kitabı meclislere, üniversitelere, belli merkezlere kendi dillerinden sunduk.
İsviçre, yasayı değiştirme kararını ilan etmiş ve komisyon kurmuştu.
Almanya’da Anayasa Mahkemesi Başsavcılığı ve Berlin İdare ve Yüksek İdare Mahkemeleri lehimize olan çok önemli kararlar verdi.
“Ne yapmalı” sorusuna cevabı da eylemli olarak verilmiştir ve verilmektedir.
Talat Paşa Komitesi’nin tecrübesi incelenmelidir.

KİTAP: Mehmet Perinçek, Rus Devlet Arşivlerinden 100 Belgede Ermeni Meselesi, Doğan Kitap
Doğu Perinçek, Ermeni Sorununda Strateji ve Siyaset, Kaynak Yayınları,

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: