Tayyip Erdoğan – Fethullah Gülen ittifakında bilinmeyenler

CNN-Türk’de Cüneyt Özdemir’in 5N1K Programında Today’s Zaman Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni ile Bülent Keneş’le karşı karşıyayız.
Bülent Keneş beni hedef alıp şunları söylüyor: “Sabahattin bey 90’lı yıllarda muhafazakar çizgideydi, oysa şimdi ulusalcılarla beraber.”
Hemen araya girdim ve şunları söyledim:
“Bendeniz hayatımın hiçbir döneminde Tayyip Erdoğan’a ve zihniyetine oy vermedim. Siyasi çizgimde de 18 yaşımdan beri zerre bir kırılma olmadı. Oysa Zaman Gazetesi Gurubu ya da Cemaati AKP kurulana kadar Tayyip Erdoğan’a oy vermeyi küfür gibi gördü ve 90’lı yıllarda Erdoğan’a asla oy vermedi. Ne zaman ki Tayyip Erdoğan ABD tarafından kucaklanıp AKP’nin başına getirildi, Zaman Gurubu da o gün, daha önce küfürle itham ettiği Tayyip Erdoğan’ı anında kucakladı. Zaman Gazetesi için ABD’nin talebi ilahi bir buyruk gibidir. Tarayın arşivi Zaman Gazetesinde son 5 yıldır bir tane olsun ABD için bir eleştiri yazısı yayınlanmamış, keza aleyhinde bir tane olsun haber çıkmamıştır.”
Evet Cemaatin AKP ile ilişkilerindeki temel hareket noktası, ABD’nin AKP’ye nasıl baktığı ile ilgilidir. Washington AKP’nin kalemini kırmazsa Cemaat da bazı konularda homurdansa bile bu partiden desteğini çekmez, çekemez.
Gelelim Tayyip Erdoğan’ın bu camiaya nasıl baktığına?
Tayyip Erdoğan tam bir profesyoneldir ve şartlara göre vaziyet alır, dolayısı ile Fethullah Gülen Gurubu ile olan ilişkilerde de bu bakış geçerlidir!
Aslına bakarsanız Erdoğan Cemaatten çok hazzetmez ve onun iktidarına ortak olmak istemesine zaman zaman içerleniyor lakin özellikle bu aralar onunla karşı karşıya gelmeyi istemiyor!
Malum Tayyip Bey’in yakın hedefi öncelikle Başkan olmak, o olmazsa Cumhurbaşkanı seçilmektir. Dolayısı ile bu süreçte Washington’da, medyada, iş dünyasında ve halkın bir bölümünde etkisi olan Cemaati asla karşısına alamaz!
Öyle çünkü alırsa Cemaat, Tayyip beyle ya da birinci derecedeki yakınları ile ilgili sızdırmalar veya dezenformasyonlar yapabilir ki, bu da Erdoğan’ın işene gelmez!
Sakın olmaz, olamaz demeyin, pek çok kesimi izleyen Cemaatin devlet içindeki unsurlarının kendini sağlama almak için Başbakan’ın en azından yakın çevresini dinleme ve arşivleme ihtimali göz ardı edilebilecek bir husus değildir!
Velev ki öyle bir şey olmasa bile Tayyip Bey böyle bir ihtimali düşünerek Cemaati hiçbir şartta karşısına alamaz!

Abdullah Gül ne yapacak?

Abdullah Gül zorlu bir imtihanın eşiğindedir!
Şahsa özel kanun olmaz diye anında geri çevirdiği Şike Yasası ikinci kez önüne geliyor!
Şimdi merak edilen Cumhurbaşkanının ne yapacağıdır!
Tamam değişiklik yapılmadığı için önüne gelecek kanunu onaylamak zorunda lakin önemli bir imkan var elinde!
Ne midir?
Anayasa Mahkemesine gitmek!
Evet Abdullah Gül gerçekten yasa üzerinden başka hesaplar peşinde değildi de, derdi yasanın kendisi idi ise şimdi bunu göstermenin zamanıdır ki yol bellidir!
Tahminimi mi sordunuz?
Abdullah Bey rüzgara göre yön alır, Anayasa Mahkemesine gitmez, bakalım yanılacak mıyız?

AKP Şerri’nden hasıl olan sonuçlar!

1) Masonlar efsanesi çöktü!
2) Kendilerini Allah’ın yeryüzündeki yegane temsilcisi olarak sunan din bezirganlarının Vatikan – ABD uşaklığı tescillendi!
3) İstanbul dükalığının siyasi egemenliği bitti!
4) Aydın Doğan gibi medya baronlarının sultası sona erdi!
5) TSK’nın kendini bile korumaktan aciz olduğu tescillendi!
6) TSK’nın içinde az da olsa ABD işbirlikçilerinin olduğu kanıtlandı!
7) Kararlı bir lider ile kadrolarının Türkiye’yi topyekün fethedebileceği görüldü!
8) Kendini Atatürkçü diye satan pek çok isim ve çevrenin şarlatan olduğu ve hakim güce anında iman ettiği kanıtlandı!
9) Devletimizin kofluğu tescillendi.
10) İnsanlarımızın bir kilo bulgura şereflerini bile satabileceği görüldü!
11) Korkutmanın ahlak ve kanundan bile önemli olduğu ortaya çıktı!

Bu bela def edilmeli

Önce Hava Kuvvetleri Komutanı Hacızade  ve şimdi  İran Meclisi Dış Politika ve Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Hüseyin İbrahimi, yakarırcasına uyarıyor: “Bize saldırı olursa ilk hedefimiz Malatya’daki Füze Kalkanı olacak zira bu radar güvenliğimiz için en büyük tehdit!”
Yabancı bir ülke temsilcisinin böyle konuşması kuşkusuz gururumuzu incitir de soruyorum haksız mı İranlılar?
İsrail’i korumak adına nedir bu Füze Kalkanı rezaleti?
Söyleyin bu radarın Türkiye’nin güvenliği için ne yararı var?
ABD ile İsrail memnun olsun diye Türkiye’nin en çok ticaret yaptığı ve enerji partnerleri olan komşularını hedef alması hangi anlayışın sonucudur?
Rahatsız olan sadece İran değil, Rusya’da köpürüyor!
Zerre abartmıyorum Füze Kalkanına atılan imza Türkiye’nin çıkarlarına yapılan büyük bir ihanettir!
Def edin bu radarı, vazgeçin o Füze Kalkanından!

Sabahattin Önkibar/Yeni Mesaj

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: