Alain Badiou ile Seyit Nezir’in yaptığı röportaj

Militan felsefenin öncüsü Alain Badiou, Seyyit Nezir’in sorularını yanıtladı

Alain Badiou, 1968 olayları içinde etkin olarak bulunan bir düşünür. MonoKL Yayınları ve Sarıyer Belediyesi’nin işbirliğiyle geçtiğimiz 1-2 Aralık günlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen sempozyum nedeniyle ülkemizdeydi. “Devrim, Demokrasi, Felsefe” başlıklı sempozyumda Militan Felsefe’nin öncüsü Badiou‘nun yanı sıra A. Toscano, L. Chiesa, J. S. Riha, F. Tarby, R. Riha, J. Balso, J. Wölker, F. Ruda, Ahmet Soysal, Volkan Çelebi de birer bildiri sunarak, Platon, Hegel, Marx, Lacan ve Deleuze gibi filozoflarla köprüler kuran Badiou‘nun yaklaşımları üzerinden günümüzün felsefe sorunlarını tartıştılar.

Yazarın geçtiğimiz aylarda Fransa’da yayımlanışının ardından Kasım ayında Murat Erşen‘in çevirisiyle MonoKL Yayınları’nca basılan ve Batı’daki gösterilerle Arap ülkelerindeki ayaklanmalar arasında kesişimler kurarak Militan Felsefe’nin evrensel ve güncel işlevini tartıştığı “Tarihin Uyanışı” kitabı geniş ilgi uyandırmıştı. Badiou, etkinlik günlerinde, Aydınlık Gazetesi için Seyyit Nezir‘in felsefeye ve bu yapıta ilişkin sorularını yanıtladı. Çevirmen olarak Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Nami Başer’le birlikte gazetemiz yazarı Ali Rıza Özkan’ın da bulunduğu tartışmalı söyleşiyi Fabien Tarby ve felsefe meraklısı dinleyiciler izledi. Söyleşi Ulusal Kanal tarafından kayda alındı. Aşağıda söyleşinin yanı sıra, sempozyumun son etkinliği olan Açık Oturum’da felsefecilerin sorularına Badiou’nun yanıtlarından (Nami Başer’in simültane çevirisiyle) Seyyit Nezir’in notlarını da sunuyoruz.

‘Halkların devrimci birikiminin toplamı içinde düşünmeli, güncel anlamı üstünde durmalıyız’

1917 Ekim Devrimi belleğimizde ve toplumsal eylemlerimizde sürekli derslerle dolu canlı bir olay. Yine Çin Devrimi de öyle… Yine Türkiye’nin ulusal devrimi ve dünyanın farklı yerlerindeki ulusal devrimler hep önemli olaylar… Dahası, emperyalist ülkelerdeki işçi sınıfının da önemli hareketleri ve deneyimleri oldu

Son kitabınız Tarihin Uyanışı’nda, Arap ülkelerindeki halk ayaklanmalarını değerlendirirken Marat’ın bir ilkesini anımsatıyorsunuz: “Özgürlük, eşitlik, bağımsızlaşma söz konusu olduğunda, her şeyi halk ayaklanmalarına borçluyuz.” Söyleşimize Fransız Devrimi’nden başlayacak olursak, Aydınlanma ile Marksizm arasındaki tarihsel bağlamı kurarak işe koyulmalıyız. Aydınlanmacı aklın diyalektik nitelik kazanması, fikirlerin maddi güce dönüşmesi, akıl ötesi bir varlık boyutu edinmesi nasıl oldu?

Marx’ın akılcılığı elbette aydınlanmadan ve diyalektikten gelir. Ayrıca halkın gücüyle düğümlenme yeteneği taşır. Bu güçle akıl arasına düğüm atıldığında fikirler maddi güce dönüşür. Bugün bu düğüm yok, bir kopuş var. Öyleyse bugün felsefe politik bir problemle karşı karşıya: Nasıl olur da Marksist aklı günümüzdeki tarihsel öznelliklerle bir biçimde düğümleyebiliriz? Marksizm bu bağlamda, önce bir tarih teorisidir; tarihsel toplumların teorisidir. Elbette felsefeyi de kapsar, diyalektik ve materyalist bir felsefeyi… Bir o kadar da politik özü vardır. Marksist Leninist aşamada politika eylemle bütünlenir. Başka deyişle, tarih kuramı, politik öz ve pratik biçimleniş, üçü birlikte öğretiyi verir. Bu üçünün birliği bugün yoktur. Marksizm’in ve dolayısıyla militan felsefenin problemini de bu oluşturuyor. Bu birlikteki öğelerin kopuşmasını gidermek, öncelikle 20. yy. Marksist oluşumlarının bilançosunu çıkarmakla mümkün.

Bu durumda tarihe ölü olgular mezarlığı olarak mı bakılacak? Yoksa tarihi dün, bugün, yarın çizgeninde sürekli bir oluşum süreci olarak mı anlamak gerekiyor? Şöyle ki olayı çok önemsiyorsunuz, denebilir ki olayı çözümlemek sizin felsefi ereğiniz…

Geçtiğimiz yy’da çok ilginç birikimler oluştu. Bu yüzyıl bizim için politik bir mezarlık değil. Özellikle 1917 Ekim Devrimi belleğimizde ve toplumsal eylemlerimizde sürekli derslerle dolu canlı bir olay. Yine Çin Devrimi de öyle… Yine Türkiye‘nin ulusal devrimi ve dünyanın farklı yerlerindeki ulusal devrimler hep önemli olaylar… Dahası, emperyalist ülkelerdeki işçi sınıfının da önemli hareketleri ve deneyimleri oldu. Bütün bunları halkların devrimci birikiminin toplamı içinde düşünmeli, güncel anlamı üstünde durmalıyız.

Bunlardan yola çıkarak tarih ve olay arasındaki ilişkiyi, ilmekleri yakalamamız gerekiyor. (Söyleşinin bu aşamasında ansızın gelen bir telefon üzerine, çevirmenimiz, Galatasaray Üniversitesi öğretim üyesi Naim Erbaş ayrılmak zorunda kalınca, çevirmenliği MonoKL çevresinden önce Aslı, sonra Atakan üstlendi.)

Ben, tartışma ve söyleşiyi olabildiğince zamandizinsel bir sıra gözeterek sürdürme ve bugüne gelme eğilimindeyim. Doğrusu Wölker’in bildirisi bu olanağı sağlıyor. Sempozyumda bugün Badiou’nun felsefesi üzerine sunduğu bildiride Jan Wölker, “Kant, Hegel ve Badiou’nun modern felsefe için bir sacayağı oluşturduğu” saptamasında bulundu. Zaman darlığı nedeniyle bunu açmasını kendisinden isteyemedik. Bu felsefi modernite düzlemini ve Marksizm’in bu düzlemdeki belirlenimini sizden isteyebilir miyiz?

Felsefede Alman İdealizmi çok önemli bir yer tutar, sürece belirleyici ölçüde damgasını vurur. Marksist düşüncenin felsefi kaynağını da oluşturur. Lenin’in tanımladığı biçimde ele alırsak, bu felsefenin yanı sıra, Marksizm’in ekonomik kaynağını İngiliz ekonomi politiği, politik kaynağını ise Fransız sosyalizmi sağlar. Marksizmin tarihsel uzamını bu belirleme ışığında kavramak mümkün… Tarihte, gerek toplumsal, gerek politik, gerekse felsefi krizler kaçınılmazdır. Marx, Hegel’in mantığını incelediğinde diyalektiğin krizini fark eder ve onu materyalist düzlemde aşar… Bugün de felsefe krizdedir, bunu şuradan anlıyoruz, çünkü politik düşünce ve eylem krizdedir. Felsefenin sonu geldi diyenler bile var. Ben bu krizi aşmak üzere militan felsefeyi öneriyor ve savunuyorum. Bu nedenle de benim adım geçiyor işte…

Aydınlık

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: