AYDINLAR SİLİVRİ ÇADIRINA SAHİP ÇIKTI

Silivri Cezaevi önünde özel yetkili mahkemelerin kaldırılması için kurulan nöbet çadırına birçok sanatçı destek verdi.
Aydınlık gazetesine konuşan sanatçıların görüşleri özetle şöyle:

Salih Kalyon: Tüm bu Ergenekon süreci akıl ve ahlak dışıdır. Bu süreç başından beri fiyaskodur. Eyleme destek veriyorum.

Tarık Akan: Canı gönülden katılıyorum, her zaman yanlarındayım. Maalesef ülkemizde artık eylemlerin de bir etkisi kalmadı. Bu yüzden üzülüyorum.

Altan Erkekli: İçerideki insanların duygu ve düşüncelerini, acılarını paylaşan insanların başlattığı bir eylemdir. Adaletin herkes için geçerli olduğu görüşüyle başlatılan bir eylemdir.

Hülya Koçyiğit: Bu eylem, halkın demokratik taleplerini dile getirmesidir.

Zeki Alasya: Ülke çok karanlık günlerden geçiyor. Bu konuyla ilgili her eylemin arkasında durulmalıdır. “Boşu boşuna uğraşıyoruz, sonuçsuz kalacak” diye umutsuzluğa kapılmamalı, sonuna kadar mücadele edilmelidir. Bu eylemi sonuna kadar destekliyorum.

Ayşe Kulin: Bu tür mahkemelere ve uzun tutukluluk sürelerine karşıyım.

Edip Akbayram: Tabii ki düşüncelerinden dolayı tutuklananlar özgürlüğüne kavuşsun, bu bir faşizmdir.

Güzin Özyağcılar: Aydınları hapiste olan bir ülke karanlığa mahkumdur. Aydınlarımızın bir an önce hürriyetlerine kavuşmalarını diliyorum.

Müjdat Gezen: Özel yetkili mahkemeler, DGM’lerin devamıdır. 12 Eylül her şeyiyle devam ediyor.

Kadir İnanır: Bu eylem toplumsal ve doğru bir harekettir, destekliyorum.

İnci Aral: Eyleminizi destekliyorum. ÖYM’lerin kaldırılmasında sonuna kadar sizinleyim. Gerçekten kaldırılmalı ve bu hukuksuzluğa son verilmeli.

Nejat Yavaşoğulları: Tutarsız iddianamelerle insanların bu kadar uzun süre tutuklu kalmaları, bir hukuk devletinde asla kabul edilemez. ÖYM’lerin DGM’lerin boşluğunu doldurmak için kurulduğu çok açıktır, kaldırılmalıdır.

Bedri Baykam: Çok farklı ve önemli bir eylemdir. Demokratik yolla kamuoyu oluşturulmak istenmektedir. Kamu vicdanını yaralayan akıl almaz tutukluluk süreleri düşünüldüğünde son derece haklı bir eylemdir.

Nedim Saban: Geç kalmış bir eylem. Sıkıyönetimden bu yana özel yetkili mahkemelerin kapatılması, bu ülkenin vatanseverlerinin canının yakılmaması, demokrasinin yara almaması için savaşmalıydık. Silivri’nin bir zulumevine dönüşmesi ve bu cağda insanların buna tanık olarak sessiz kalmalarına çok içerliyorum.

Mustafa Alabora: Demokratik bir ülkede özel yetkili mahkemelere yer yoktur. Bu durum yalnız Diyarbakır’dakiler, Ergenekon ve Balyoz davası sanıkları için değil, tüm yargılananlar için geçerlidir.

Selçuk Uluergüven: Ben bu eylemi gayet doğal ve gayet haklı buluyorum.

Ayla Algan: Bu davaların bir an önce bitmesini istiyorum.

İdil Biret: Ülkemizde vicdanı olan herkesin yapması gerektiği gibi, ben de özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını ve yurtseverlerin serbest bırakılmasını istiyorum.

Ataol Behramoğlu: Silivri’ye gidip katılacağım. Her alanda her biçimde direniş gerekir. Çünkü yapılan şeylerin hukukla bir alakası yok.

Timur Selçuk: ÖYM’ler DGM’leri de sollamış durumdadır. Demokrasiden bahsedenler TSK ile uğraşacaklarına, bürokrasiyle, yoksuzlukla, hukuksuzlukla uğraşsınlar.

Ali Yaylı: Postmodern faşizmin, postmodern Auschwitz’idir. Auscwitz nasıl yıkıldıysa Silivri’de öyle yıkılacaktır.

Gülsen Tuncer: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temeli hukuksa ülkeyi yönetenlerin bu konuda ilkeli ve sorumlu davranmaları gereklidir. Hukuk kurallarını eğip bükmek, hem iç işlerimizde hem de devlet hukukuyla bağlı olduğumuz dış ilişkilerimizde onarılamaz hasarlar yaratır. Gecmişte DGM, bugün ÖYM ülkemize ne kazanç getiriyor, neleri yitirmemize neden oluyor, bunu akıllıca değerlendirmeliyiz. “Canımız böyle istedi, işimize böyle geliyor” mantığıyla hukuk kurallarıyla oynanmaz. Hukuk herkese lazımdır. Silivri’deki kıygınlık içimizi yakıyor ki bu çok haklı bir acı. Ama asıl büyük acı ise ülkemizin hukuk sisteminin yaralanması ve hukuk insanlarımızın kimilerinin meslek etiği dışına düşmelerini izlememizdir.

Engin Ayça: Destekliyoruz. Bu tür şeylerin arkasındayız. Böyle cesur eylemlerin gercekleşmesi gerekir.

Rahmi Saltuk: Hukuk nosyonu olan bir sanatçı olarak “Silivri’de adalet yoktur” diyorum. Maalesef Türkiye’de hukuk bitmiştir. Darbe döneminde bile böyle bir zulüm yapılmamıştır. Bu eylem sonuna kadar desteklenmelidir.

Muammer Sun: Olumlu bir şey, bir demokratik hareket olarak değerlendiriyorum. Yurtseverlere haksızlık ediliyor. Bu haksızlık konusunda direnenlere desteğimiz sonsuzdur.

Bu haberi şu nedenle yaptık: bu karanlık günler bittiğinde, şimdi sesini yükseltmeyenler, o gün ne diyecekler acaba?
Komünistlerin Fransız direnişiyle ilgili şu iğneleyici sözünü hatırlatarak bitirelim haberimizi:
“1941’de yalnızca suçlular ve kaçıklar vardı Direniş’te; 1942’de yalnızca suçlular, kaçıklar ve komünistler vardı; 1943’te yalnızca suçlular, kaçıklar, komünistler ve İngiliz casusları vardı; fakat Müttefikler Normandiya’ya çıkartma yaptıktan sonra anlaşıldı ki, meğer herkes Direniş’teymiş! Peki nasıl oldu da onları daha önce fark etmedik…?”

Odatv.com

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: