AKP ustalık dönemini başlattı :’Tam yandaş’ olmayana yer yok

AKP döneminde bürokrasi, yargı, üniversiteler, iş dünyası, bankalar gibi önemli kurumlara baskı en üst seviyeye çıktı. Göreve gelmek için “AKP ve Başbakan ne diyorsa yasa odur” anlayışını benimseyen koltuğa oturtuluyor

AKP iktidara geldikten sonra devlet kurumlarını adım adım ele geçirdi. Kritik kurumlarda toplumun tepkisini çekmemek için “alıştıra, alıştıra” modeli uygulandı. Artık “alıştıra, alıştıra” aşaması da geçilmiş durumda. 2012 seçimlerinde alınan yüzde 50 oydan sonra “ılımlı” AKP yandaşlarına da yol göründü. AKP’nin yasa dışı taleplerine ayak sürüyen bürokratlar teker teker görevden alınırken “AKP ve Başbakan ne diyorsa yasa odur” anlayışını benimseyen bürokratlar göreve getiriliyor.

Üniversiteler/Rektörler Gül eliyle

AKP en çok YÖK’den şikayet ederken YÖK Başkanlığı’na çalıştığı üniversitenin rektörünün bile tanımadığı Yusuf Ziya Özcan getirildi. YÖK üyeleri teker teker değiştirilerek, üniversiteler bilimden uzaklaştırıldı. Türkiye’de her gün tartışılan konularda üniversitelerin sesi çıkmaz oldu. Örneğin en çok tartışılan Özel Yetkili Mahkemeler konusunda üniversitelerin hiç görüş bildirmemesi dikkat çekti. Rektörler, YÖK ve Cumhurbaşkanı eliyle AKP’ye yakın kadroların eline geçmiş durumda. İşleyiş aynı kalırken, YÖK Başkanı ve rektörlerin değişmesi AKP’nin şikayetlerini bitirdi.

Kökleri 1980 darbesi öncesine dayanan akademisyenler bugünkü üniversiteler için, “Ne üniversitesi, ilköğretim okullar” nitelemesi yaparken YÖK’ün kararları için “cahil cesareti” yorumunu yapıyorlar.

Yargı/Yargıda “blok oy” dönemi
Yüksek yargıya AKP’ye yakın ılımlı kişilerin atanmasından, politik AKP’lilerin atanması dönemine geçildi. Yüksek yargıda “blok oy” dönemi başladı. Hukuk değil, yandaşlık tartışılır oldu. HSYK ile hakim ve savcılar kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Yargıtay ve Danıştay Başkanlıklarına geçiş için “blok oyla” yaş haddinden emekliliğine kısa bir süre kalanlar seçildi. Hatta Danıştay’da yaş haddinden emekliliğine 1,5 yıl kalmış bir Daire Başkanı’na Başkanlık teklif edilirken “sen başkan olacaksın ama genel sekreteri… Biz belirleyeceğiz” diye pazarlık yapılmaya bile kalkışılır oldu. Son yapılan değişiklikle başkanlık ve daire başkanlığı süreleri yarıya indirilerek yeni atanan üyelerin Daire Başkanlıklarına ve başkanlığa seçilmesi kolaylaştırıldı. Yüksek yargı kulislerinde “Akbulut fıkraları” gibi fıkralar öne çıkarken, yargıyı utandıracak olaylar anlatılır oldu.

Siyaset/ ‘Odunu koysam seçtiririm’

AKP 2002 yılında değişik görüşlerden kişileri vitrine çıkarmaya özen gösteriyordu. Ancak artık vitrine ihtiyacı kalmadı. “Odunu koysam seçtiririm” mantığı hakim oldu. O nedenle düşünen, itiraz eden siyasetçi yerine “biat eden, çok yaşa padişahım” diyen siyasetçi öne çıkarıldı.

Bürokrasi/Bürokrasi tarikatlara paylaştırıldı

Bürokraside ilk yıllarda az da olsa işin ehli olanlara görev verildi. Sonradan bürokrasi tarikatlar arasında paylaştırıldı. Kurum çalışanlarından genel onay gören kişilerin üst düzeye atanmasına az da olsa dikkat edildi. Ancak AKP’nin 2. ve 3. döneminde atamalarda “tam yandaş” olanlar atandı. Geçiş dönemi bürokratları teker teker tasfiye edildi. Bunlardan en tipik olanı AA’da yaşandı. Meslekten gelen Hilmi Bengi basın çevresinden itiraz almamıştı. 2007 seçimlerine kadar da tarafsızlığa belli bir özen gösterdi. Ama 2007’den sonra kontrolü bıraktı. İstenilenlere sürekli “evet” dedi ama kendini kurtaramadı. Görevden alınarak yerine “laikleri şişe dizmek gerek” diyen Kemal Öztürk atandı. AA servislerinde “Hükümete zarar verecek haber geçmeyin” sesleri duyulmaya başladı. TÜBİTAK’ta da gerekli değişiklikler yapılarak “ustalık dönemi” bürokratları atandı.

Bankalar/Bankalara ‘sırdaş’lar getirildi

Kamu bankaları yöneticileri de değişti. AKP eğilimli olmalarına rağmen yasalara göre hareket etmek isteyenler görevlerinden alındı. Merkez Bankası Başkanı Osman Durmuş, ekonomi dünyasından destek görmesine rağmen yeniden atanmadı. Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar değişti ve yerine Halk Bankası’nda Sabah grubunu alması için Çalık Holding’e tartışmalı kredi veren Hüseyin Aydın getirildi. Halk Bankası Genel Müdürlüğü’ne yeni atama yapıldı. Eximbank Genel Müdürü değiştirildi. Kamu bankalarında çalışanlar kamu bankalarından verilen kredilerin ve veriliş koşullarının açıklanması halinde her şeyin ortaya çıkacağını bildirdiler. Kamu bankalarına atanan yöneticilerin “tam yandaş” ve “sır saklayan” kişi olmasına özen gösteriliyor.

İş dünyası/’AKP dönemi zenginleri’ türedi

Türkiye’de son yıllarda dolar milyarderliğine yükselen işadamlarının tamamına yakınının Başbakan Erdoğan ve AKP yönetimine yakın kişiler olması dikkat çekiyor. AKP’ye uzak duran işadamları ve firmalar maliye ve diğer kamu kurumlarının kıskacına alınarak iflasa sürüklenirken, yandaş firmalar istediği gibi hareket ediyor. Büyük yolsuzluk yapılan Dahilde İşleme Rejimi yoluyla ithalat yapan firmalar denetlenmiyor. “AKP dönemi zenginleri” olarak yeni bir işadamı grubu çıkmış durumda. Çalışma alanları büyük ölçüde kamu ihaleleri ve belediye rantları.

Sendikalar/’HAK-İŞ’e geç’ baskısı

AKP döneminde sendikalarda geçiş dönemi bitmiş durumda. Türk-İş’te AKP yanlısı yönetimlerle tatmin olmayan AKP, şimdi yandaş sendika HAK-İŞ’e geçmeleri için işçilere baskı yapıyor. Belediyelerde ve AKP’ye yakın özel işletmelerde HAK-İŞ’e geçme baskısı en üst seviyeye çıkmış durumda.

Aydınlık

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: