İstihbarat yalanları

Pskolojik savaş aygıtı, AKP’nin ABD adına izlediği Suriye politikasına kamuoyu desteği yaratabilmek için çalışmaya başladı. Daha bir yıl önce ortak bakanlar kurulu toplantısı yapılan Suriye’ye düşmanlık yapmaya kamuoyuna ikna etmek için bakın ne yalanlar söyleniyor:

‘PKK’DEN, DAVUTOĞLU ZİYARETİNE SALDIRI’
Yalan 1: “Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Suriye ziyareti öncesi PKK’nin Ergenekon’la irtibatlı olduğu ileri sürülen isimlerinden Fehman Hüseyin’den gözdağı gibi bir talimat geldi. İstihbarat birimlerince tespit edildikten sonra tüm birimlerin uyarıldığı mesaja göre, Doktor Bahoz ve Bahoz Erdal kod isimli Suriye uyruklu Fehman Hüseyin “Asker, polis, bürokrat farkı gözetmeksizin eylem yapın” talimatı verdi. (Star, 9 Ağustos 2011)

Gerçek 1: Fehman Hüseyin Suriyeli değil, Silopili! Deneyimli gazeteci Saygı Öztürk, Fehman Hüseyin’in Silopili olduğunu akrabalarına ve askeri kaynaklara dayanarak ortaya koyuyor. Ancak Fehman Hüseyin’in hem Suriyeli olduğu hem de Ergenekon’la irtibatlı olduğu yalanı uzun zamandır işleniyor ve ihtiyaç duyulduğunda “derin PKK, iki PKK” tartışmalarında kullanılıyor. AKP’nin PKK ile müzakere yürüttüğü “olumlu” süreçlerde bir PKK saldırısı olursa, bu Fehman Hüseyin üzerinden  Ergenekon’a yıkılarak, PKK aklanıyor!

‘SURİYE, PKK’YE DESTEK VERİYOR’
Yalan 2: “Geçtiğimiz hafta Başbakanlık’ta yapılan güvenlik toplantısına MİT’in Suriye ile ilgili raporu damga vurmuştu. Sözkonusu MİT Raporu’nda Suriye’nin PKK ile mücadele konusunda Türkiye ile işbirliğini kestiği ve tam tersine PKK’yi destekleyecek konuma geldiği vurgulanmıştı. MİT raporuna ayrıca bazı PKK liderlerinin 1999 öncesinde olduğu gibi Suriye’de saklanmaya başladığı da yansımıştı… MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın sunduğu rapora göre Kandil Dağı’ndaki 3800 PKK’linin 1500’ü Suriyeli. Başını Fehman Hüseyin’in çektiği grup şiddet yanlısı olarak biliniyor.” (Aktif Haber, 9 Ağustos 2011)

“Today’s Zaman’dan Ercan Yavuz’un haberine göre 16 Temmuz’dan beri PJAK’ın Kandil’deki kamplarını bombalayan İran, yaptığı operasyonlar hakkında Türkiye’nin bilgi edinme talebini geri çevirdi. Suriye de PKK ile mücadele konusunda işbirliğini kesti.” (Aktif Haber, 9 Ağustos 2011; İngilizce aslı, Today’s Zaman, 5 Ağustos 2011)

Gerçek 2: Psikolojik savaş aygıtı, Suriye düşmanlığı yapabilmek için Beşar Esad’ın PKK’ye destek verdiği yalanını imal ediyor. Olası bir askeri operasyona şimdiden zemin oluşturmak için, PKK liderlerinin Suriye’ye geçtiği yalanı söyleniyor. Bir parça ciddiyet katabilmek adına da, geçmişteki gerçeklikten yararlanıp, “1999 öncesinde olduğu gibi” deniliyor. 1999 sonrasında tamamen ABD denetimine giren PKK’yi, Suriye’nin şimdi denetleyecek koşulları yok. Ayrıca, Şam karşıtı ayaklanma içinde PKK’nin desteklediği Kürt aşiretleri mevcut!

Öte yandan Türkiye lehine olan İran’ın PKK operasyonu da sanki Ankara’nın arkasından çevrilen bir iş gibi sunuluyor!

‘İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI SURİYE’DE’
Yalan 3: “İran Devrim Muhafızları’na bağlı birlikler Suriye’ye geçti. Halka zulüm yapanlar asıl bunlardır.” (Derin Bakış Programı, STV, 10 Ağustos 2011)
Gerçek 3: Psikolojik savaş aygıtları, Suriye’yle birlikte İran düşmanlığı yaratabilmek için bu tip bir yalana sarılıyor. Gerçek, İran’ın Kuzey Irak’ta PKK’ye karşı çok kapsamlı bir operasyon yaptığı ve Türkiye’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir konuda Tahran’ın Ankara’ya nesnel olarak dostluk eli uzattığıdır.

‘SURİYE ORDUSU BÖLÜNDÜ’
Yalan 4: “Beşar Esad Hama’da halka ateş açmak istemeyen Savunma Bakanı’nı görevden alıp, yerine Genelkurmay Başkanı’nı getirdi. Savunma Bakanı görevden alındıktan sonra ölü bulundu.” (9 Ağustos 2011 tarihli gazeteler)

Gerçek 4: Suriye Savunma Bakanı General Ali Habib, bu yalanın ardından ekranlara çıktı ve “yaşadığını, sağlık nedenleriyle görevden ayrıldığını” söyledi. Psikolojik savaş aygıtının bu yalanla hedefi, Suriye ordusunun bölündüğünü düşündürtebilmek… Esad’ı bakanını öldüren bir diktatör olarak resmetmek de ikincil bir hedef.

AYDINLIK’IN TARİHSEL ÖNEMİ
Türkiye’yi ABD-İsrail ekseninde komşularıyla düşman yapacak bir sürece dur demek şimdi en büyük görevdir. Böyle zamanlarda Aydınlık daha da önem kazanıyor. Türkiye’nin en kritik dönemlerinde Aydınlık’ın gerçek haber anlayışı bu tip psikolojik savaş aygıtlarına hep dur demiştir.
Aydınlık Suriye konusunda da  en başından beri gerçekleri kamuoyunun önüne getirdi; AKP’nin rolünü, ABD planlarını teşhir etti.
İstihbarat yalanlarının daha da artacağı böyle kritik zamanlarda, Aydınlık’ı sadece okumak değil, okutmak da gerekir.

Mehmet Ali Güller/Aydınlık

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: