AMERİKA, AMERİKA!

Cüneyt Şaşmaz  ‘Cesuryorum’ bloğunda 1 yıl önce, 2010 Ağustos’unda yazdı:

ABD iki yıl içinde (2012’de) Irak’tan çekilecekgiderken Kuzey Irak’taki aşiret devletinin güvenliğini TSK’ya bırakmak istiyor. O nedenle buna itiraz edenlerin tasfiyesini, kabul edenlerin komuta kademesine getirilmesini arzu ediyor. O nedenle; hem ABD’yi memnun edecek hem de kasaptaki ete soğan doğramayacak birinin ayarlanabilmesi için generallerin hatta albayların sicil dosyaları masaya yatırıldı.’

ABD’nin yakın  hedefleri Kuzey Irak’daki aşiret devletiyle kalsa iyi… Sırada Suriye var Lübnan var, İran var.. Asya var.  Dünyanın en eski ve en güçlü ordusuna,  ihtiyaç var.. Ama efendilerine sadık olması  şartıyla…

İşte şimdi sadık neferler  aranıp bulunuyor, gereken yerlere konuyor.   Vardiya Bizde’den genç bir kardeşim  ‘Ne oluyor! Biri bana anlatsın!’ diye haykırıyor.

Olan bu işte.

2010’da Necdet Özel’in önü açılmıştı ve 2011’de şapkasını alıp emeklilikte huzur arayan Genel Kurmay’ın boşalttığı koltuğa oturdu.

Müttefiğimiz batı dünyası zil çalıp oynuyor.. Sevincini fazla açık etmemeye çalışıyor!

Rothshield ve Rockefeller kanadından  memurlar yazılar döşendiler.

CSIS’den Bülent Alirıza,  yazısında  ‘TSK’nın terfi sisteminin alt üst edildiğini’ söylerken alayla helmelenmiş  sevinci satırlarına yansıyor. ‘Hay Allah, istifalar tam da TSK PKK ile savaşırken geldi!’ diyor…

Washington İnstitute  adlı düşünce kuruluşundan Soner Çağaptay  adlı  ‘uzman’ da  yorumunda, ‘AKP döneminde TSK üzüm gibi sıkıldı! 2002’den beride hızla  yere çakılıyor!’diye sevinç çığlıkları atıyor…

‘Darbe ve camileri  bombalama iddiaları vs   TSK’nın imajını yerle bir etti. Ve 2002’de yüzde 90 oranında güvenilen TSK’ya bugün milletin  güven oranı yüzde 60! TSK, gözüne fener çakılmış geyik gibi!  Ergenekon’un  yaktığı  projektörlere bakakaldı!’

İşte küresel çetenin uzman görüşleri ve durum değerlendirmesi böyle!  Bu cümlelerin içinde birçok itiraf da gizli!   Ergenekon’un ‘yaktığı projektörler’ gözleri kör, kulakları sağır, Türk ordusunu da felç etmek içinmiş!  Öyle mi!

Yukarıda  alıntıladığımız tayfanın Türkiye şubeleri de doğal olarak zil çalıp oynuyor. ‘Askeri vesayet bitmiş!, Sivil idare gelmiş.!’  Artık Genel Kurmay başkanları hükümetin eteğine yüz sürecekmiş!’

‘Yeni’  Genel Kurmay başkanı  çok faydalı işler yapmak için gelmiş….Öbür komutanların zaten gitme zamanı gelmişmiş.. Hatta Dilipak’a göre tüm ordu istifa etmeliymiş!! Aslında ordu diye bir şey olmamalıymış..

 

Ben devam edeyim: ‘Ordu yerine   ABD-Türk ortak polis gücü kurulmalı!   Global dünya, ve ‘uluslar arası camiz’  için daha hayırlı!…Yok edin şu ordu’yu!  Bakın Yugoslavya’nın ordusu dağılınca ne güzel ‘demokrasi’ geldi.. Aynı anda  çoğalan nüfus törpülendi.!  Eski Yugoslavya’daki nüfus  birbirine kırdırıldı, yarı yarıya azaldı!

Türk Ordusu  tamlaması bile çağdışı!’ Öyle diyor birileri.  Korkuları  anlaşılır aslında.  Tüm varlığını Amerikan varlığına armağan etmişsen,  korkarsın, ürkersin adından bile bazı kurumların!

Türk Ordusu demek  Mustafa Kemal Paşa’nın ordusu demektir.  Ülkenin ‘BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜ’ için kanını son damlasına kadar feda edecek askerin ordusu demektir. Peygamber Ocağı demektir.  İşte ‘korkunç ‘ olan buydu… Birileri başından beri  Kemalist orduyu yok etmeye uğraştı!

Avrupa Birliği dünkü istifaları,  ‘Türkiye’ye  tam demokrasi  geldi!’  diye yorumladı…  Mustafa Kemal’i  temsil eden en üst kurum da yıkılmıştı!  ‘Ordu gidişata tavrını koydu!’ diyenler, uyanın!   Tavır şapka alıp giderek konmaz!  Bu millet nasıl tavır konulduğunu iyi bilenlerdendir!

Birkaç doğru lafı, çok gecikmiş bir zamanda, giderayak söyleyerek ‘tavır konulmuş’ olmaz.. ‘Kaçılmış’ olur!

1950’den beri  ‘küresel operasyonla’  alt üst edilen   Kemal’in  ordusundaki BİRİLERİNİN durumu budur!…

Ne yazıkki, 60 yıldır yol katetmişlerdir!

Bir kesim subaylar NATO’ya girdikten sonra  tangocu Celal İnce’ye yaptırılan  ‘Amerika Amerika! Canım feda sana!’ şarkısını benimseyivermiştir..…

‘Amerika Amerika!
Türkler dünya durdukca
beraberdir seninle!

NATO tatbikatları, Pentagon davetleri, Annapolis  ziyaretleri filan derken hemhal oluvermişizdir.

Amerikalıdan çok Amerikalı hissedenler toplumun her yanına sızdığı gibi Ordu’ya da girmiştir!

Gazi Paşa’nın ordusunu dönüştürme operasyonu iyi incelenmelidir..

1947’de opwerasyon başlamıştır… Amerika ‘sahiptir!’ İmzalar atılmıştır. Karanlıklar prensi Richard Perle’nin özetlediği gibi: ‘Türkiye Amerika’nın Ortadoğu’daki jandarmasıdır!’  ya da küresel tefeci Soros’un dediği gibi ‘Türklerin ihraç malı  Türk askerinin kanıdır!

Menderes ‘NATO’ya girmemiz bir zaruretti!’ demişti:  ‘Uluslar arası camia’  denen kan içiciler bizi NATO örümcek ağına alsınlar diye  Mehmetçiğin kanı, Kore’de  Amerika’ya feda edilmiştir!  Şimdi de Suriye’de İran’da Afganistan’da Somali’de o kana ihtiyaç vardır!  Müslümanlar Müslümanlara kırdırılmalıdır. Bu  Haçlıların  yol haritasıdır.

Türkiye NATO’ya alınırken, Türk ordusunun bir subayı üstelik Kurtuluş savaşının önemli bir komutanı  Cafer Tayyar Eğilmez,  ‘Amerikan dostluğuyla  Ortadoğu Federasyonu’hayali görmeye başlamıştı: ‘ABD ile birlikte, Rusya’ya karşı Ortadoğu cephesi kuracağız!’ diyordu.  Pakistan, Afganistan İran ve Türkiye ve tüm İslam ve Türk ülkeleri  Ortadoğu Federasyonunda birleşecekti! Arabistan’ın  güneyi ve Mısır  da  bu federasyona girecekti.  Amerika bu örgüte destek verecekti!

Eğilmez,  bu yol haritasının  yine ABD tarafından eline tutuşturulduğunun farkında değildi.

Tek Dünya devletine giden yolda  Avrupa Birliği gibi, Asya federasyonu gibi Ortadoğu federasyonu gibi yapılarla ulus devletler yok edilecek, ordular birleştirilecek,  işgal kuvvetleri emperyalizme hizmet edecekti.

‘Hürriyetini  karakteri sayan’  bir milletin ordusu, yavaşça dönüştürülecek, bir başka ulusun köle askeri haline gelecekti!

Her ne kadar 60 yıllık  ‘çalışma’   sonucu,  Türk ordusu içinde belli yerlere  sızılarak   dönüştürülerek, komuta kademelerinde birileri satın alınarak, pazarlıklar yapılarak bir noktaya gelmiş olsalar da ,  bu ordu  halkın içinden gelen,   vatan için şehit veren,  hürriyetini, toprak ve bayrağını her şeyin üzerinde tutan bir   milletin ordusudur… Hedefleri,  bu orduyu  yok etmek yerine ‘yeni’ özelleşmiş, sahibine sadık, halkına ve komşu halklara  düşman   bir ordu yaratmaktır.  Bu,  şerefli Türk  ordusunu , Peygamber Ocağı olmaktan  çıkarıp ‘haçlı birliğine’ dönüştürme  çabasıdır… Hadi, azgın hırslarına gem vuramayan,  gözünü Batı bürümüş 20-30 komutanı, bin ikibin    subayı  ikna ettiniz… Peki   zamanı geldiğinde hepsi ASKER olan bu milletle nasıl baş edeceksiniz! Avucunuzu yalarsınız!!

Banu AVAR

www.banuavar.com.tr

banuavar@superonline.com

http://www.facebook.com/BanuAVAR

 

*  ABD tarafından   tangocu CELAL İNCE’ye yaptırılan    propaganda  şarkısı… 1952

Celal İnce bu eserinden sonra ABD’ye gitti ve bir daha dönmedi , şimdi 90 yaşında.

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: