ASİMETRİK DEĞİL, AÇIK TEHDİT

PKK’nin Silvan saldırısı ve 13 askeri şehit etmesi, yandaş basının TSK’ya yönelik düşmanlığını bir kez daha ortaya koydu…

Neler denmedi ki? Örneğin Genelkurmay şunlara dikkat çekti:

“Çatışma yerinde çıkan ve şehit sayısını artıran yangının uçaklardan atılan bombalar nedeniyle çıktığı; yakınlardaki birliklerden yardım gitmediği, özel tim gönderilmediği, birliğin uykusuz ve yorgun olduğu…”

Bu suçlamaları yapanların şehit askerlerin haklarını koruyormuş pozları ise ibretlik. Aynı kişilerin, bundan iki ay önce Tunceli’de 7 PKK’linin öldürülmesiyle ilgili yazdıkları iki yüzlülüklerinin, daha doğrusu görevlerinin belgesidir. Anımsayalım:

NE DEMİŞLERDİ?

Örneğin Ahmet Altan, 17 Mayıs tarihli makalesinde, cuntanın Güneydoğu’yu kışkırttığını iddia ediyor ve soruyordu: “Devlet Öcalan’la ‘müzakerelerini’ sürdürürken neden ‘devletin ordusu’ PKK’lılara operasyon düzenleyip onları öldürdü?”

Zaman Gazetesi yazarı Bejan Matur, 17 Mayıs’ta çıktığı CNNTurk’teki 5N1K programında, “TSK ile PKK’nin AKP’yi yıkmak için ittifak kurduğunu” söyleyebiliyordu.

Cemaatin polis yazarı Emre Uslu da, 17 Mayıs’ta, TSK’nin PKK’yi kışkırttığını savunuyordu.

Abdullah Gül’ün kuryeliğini yapan Hasan Cemal de, güya TSK’nin PKK’yi kışkırtma gerekçesini saptıyordu: Meğer TSK, 7 PKK’liyi “Balyozcular serbest kalsın” diye öldürmüş!

Cengiz Çandar da, aynı günkü yazısında TSK’nin sırf AKP’yi yıpratmak için PKK’ye saldırdığını yazıyordu.

Ve nihayet bu yazılanların ertesi günü Başbakan Erdoğan sahneye çıkıp, gelişmeleri “Silivri ve Kandil’in ortak senaryosu” diye değerlendiriyordu!

İki ay önce PKK’li öldürüldüğünde de, iki ay sonra çatışmada Mehmetçiklerimiz şehit olduğunda da, aynı ekip, aynı merkezden harekete geçip TSK’ya saldırıyor! Genelkurmay, Hilmi Özkök zamanından beri bu tip saldırıları, “asimetrik tehdit”, “asimetrik medya operasyonları” olarak nitelendiriyor…

PKK DEĞİL, ABD!

Genelkurmay’ın son Silvan iddialarına dair yanıtı şöyle: “Her PKK saldırısından sonra, şehit askerlerin hakkını koruyormuş havası verilerek, TSK’yı ‘zayıf, haksız ve hatalı’; buna karşın PKK’yı ‘güçlü, haklı ve hatasız’ gösteren haber ve yorumlar artık klişeleşti; mutat bir propaganda, psikolojik harekât yöntemi oldu. Basın yayın organlarına genel olarak bakıldığında propaganda üstünlüğünün PKK’ya geçtiği dahi söylenebilir. Propaganda desteği bakımından PKK kadar şanslı terör örgütü örneğine herhalde sık rastlanmamıştır.”

İşte meselenin özü burasıdır. Türk Ordusu, tehdidin adını koymadığı müddetçe, “PKK’yi şanslı sayıp” arkasındaki ABD’ye sessiz kaldıkça, ana muhalefet lideri, Hillary Clinton’dan Kandil ricasında bulundukça, “anlık istihbarat” adı altında kendimizi kandırdıkça bu sarmal daha da büyüyecek!

HALKIN TEŞHİSİ VE ÇÖZÜMÜ

Korkuya yer yok; halk da korkmuyor. Alanlara çıkan milletimiz teşhisi ve çözümü koyuyor:

1.) Mehmetçiğin katili Amerika.

2.) Terörün bitmesi için Silivri ve Hasdal’daki Yurtseverlere Özgürlük.

Mehmet Ali Güller

ulusalkanal.com.tr

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: