Meclis başkanı tarafsız olur mu?

Tarafsız olması gerektiği söylenen meclis başkanlarının, yakın zamanda yaşanan örnekler göz önüne alındığında, pek de öyle davranmadıkları anlaşılıyor. Özellikle AKP döneminde partinin merkezindeki isimlerin bu “tarafsız” makama aday gösterilmesi ise kendi başına düşündürücü bir durum.

CHP, yemin krizi sırasında ilk uzlaşı mesajını meclis başkanlığı seçimlerinde Cemil Çiçek’in adaylığına olumlu baktıklarını açıklayarak vermişti. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ‘Meclis Başkanlığı için Cemil Çiçek’in ismi ön plana çıkarsa sorun yok’ ifadelerini kullanmış, parti olarak Çiçek’e güven mesajı vermişti.

Cemil Çiçek gibi partinin yıllarca sözcülüğünü yapmış, kadro siyasetçilerinden birisinin AKP tarafından meclis başkanlığına aday gösterilmesinden CHP’nin nasıl bir tarafsızlık güveni duyduğu anlaşılamazken, AKP iktidarındaki yaşanan Meclis Başkanlığı tecrübeleri, AKP’nin seçtiği Meclis Başkanlarının tarafsızlık gibi bir derdinin olmadığını gösteriyor.

Tarafsız Bülent Arınç!
AKP’nin bundan önce bu koltuğa getirdiği isimlerden biri Bülent Arınç’tı.

Bülent Arınç, AKP’nin Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan ile birlikte üç kurucu isminden biri. Arınç’ın partinin “yaramaz çocuğu” olarak yaptığı açıklamaların, kamuoyunu AKP’nin yapacağı açılımlara önceden alıştırma işlevini gördüğü biliniyor. Bu anlamda Arınç, AKP’ye dışarıdan bakan birisi için daha radikal bir duruşa sahip. Arınç’ın AKP için işlevselliği meclis başkanlığı süresince de devam etti.

Bülent Arınç Cumhuriyet’in tek partili yılları sayılmazsa en uzun süre (2002 – 2007) Meclis Başkanlığı koltuğunda oturan isimlerden biri. Bu yılların AKP’nin iktidarını oturttuğu yıllar olduğu düşünülünce Meclis Başkanlığı makamının AKP tarafından önemsendiği ortaya çıkıyor.

Bülent Arınç’ın meclis başkanı olduğu yıllarda türban konusu Türkiye’nin gündemini meşgul ediyordu. Arınç bu süre boyunca tarafsız bir tavır göstermeyip, AKP’nin siyaseti doğrultusunda açıklamalarda bulunmuştu. Arınç, YÖK’ün karşı çıktığı türban uygulamasını kendi üslubunca alaya alarak şu ifadeleri kullanıyordu:

“Modelistleri ve stilistleri çağırarak YÖK siyasi simge olmayan başörtüsü modeli çizdirebilir. Hatta 4-5 model çizdirerek kızlarımızın bunun içinden seçim yapmasını sağlayabilir. TSE standartlarında olmasa bile YÖK standartlarında başörtüsü belirlenebilir. YÖK böylece hayırlı bir iş yapmış olur”

Yine o dönem Türkiye’nin günlerce konuştuğu AKP karşıtı cumhuriyet mitingleri düzenlenmişti. Başbakan Erdoğan “bindirilmiş kıtalar” sözüyle mitingleri eleştirirken, Meclis Başkanı Arınç da Erdoğan ile paralel açıklamalar yaparak “çağrıyı kimin yaptığına dikkat etmek gerektiğini” söylemişti.

Yine Arınç Meclis başkanı olmasına rağmen 2005 yılında hükümetin başındaki Erdoğan için kullandığı ifadelerle tarafsızlık sınırını çoktan aştığını gösteriyordu:

“Başbakanla huylarımız birbirine benzer. İkimiz de haksızlığa tahammül edemeyiz. Bizim bir delikanlılık tarafımız var. Ama Sayın Başbakan’ı kendimden daha sabırlı görüyorum.”

Arınç yaptığı taraflı açıklamalarının yanı sıra 22 temmuz seçimleri öncesinde ve henüz Meclis başkanıyken AKP’nin seçim mitingine katılarak tavrını net bir şekilde ortaya koymuştu.

Tarafsız Mehmet Ali Şahin
2009 – 2011 yıllarında meclise başkanlık eden Mehmet Ali Şahin de, Arınç’ın yaptığı gibi tıpkı bir AKP’li gibi davranarak, bütün tartışmalı başlıklarda AKP’nin siyaseti doğrultusunda tavır almıştı.

Şahin kamuoyunda tartışma yaratan türban meselesinde net bir şekilde tavır alarak mecliste, okullarda ve kamuda türbanın serbest bırakılmasını savunan açıklamalar yapmıştı. Şahin seçim öncesi yaptığı açıklamada türban serbestliği ile ilgili şu ifadeleri kullanmıştı:

“Türkiye oraya doğru gidiyor. (Türbanlı vekile) Seçim arifesinde, geçmişte bu konularda çok sert tavırlar sergileyen ana muhalefet partisi bile başörtüsü konusunda çok daha farklı düşünüyor. Bu düşünceler ileride farklı yasal düzenlemelere yol açabilir.”

Şahin başkanlık sistemi konusunda yaptığı açıklamalarının başbakan Erdoğan’ınkilerle birebir örtüştüğü de görülüyor:

“Cumhurbaşkanı, bizim yeni sistemimize göre halk tarafından seçilecek. Siyasi partiler, Cumhurbaşkanı adayı gösterecekler. Cumhurbaşkanı makamı artık mecburen siyasi yönü ve kimliği olan kişi olacaktır. Cumhurbaşkanını meclis seçmeye devam ediyor olsaydı belki başkanlık sistemi bu kadar gündemde olmazdı, zorunlu olarak oraya doğru gidiyoruz. Bundan sonra seçilecek Cumhurbaşkanının tarafsız, herhangi siyasi partiyle ilişiğinin olmadığı kolay kolay iddia edilemez. Partiler aday gösterecek, onun seçilmesi için desteğini verecek, o partili seçmenlerden oy almak için çalışacak.”

Şahin meclis başkanlığı tarafsız mı tartışmasının yanında devlet başkanı sıfatı olan Cumhurbaşkanının bile tarafsız olmayacağını söylüyor.

Şahin YSK’nın Hatip Dicle ile ilgili aldığı karardan sonra yaptığı açıklamadaki sözleri yine AKP’den yapılan açıklamalarla birebir örtüşüyordu:

“…YSK, beğensek de beğenmesek de eleştirsek de eleştirmesek de hatalı görsek de görmesek de bir karar vermiş, bu karar kesindir. Siyaset mutlaka TBMM zemininde yapılmalı ve siyasetin alanıyla ilgili sorunlar varsa, bu mutlaka TBMM zemininde çözülmelidir; çözümü burada aranmalıdır. Birtakım tepkilerle çözümü başka yerlerde aramak aslında konuyu çözümsüzlüğe itmek demektir.”

Şahin, Tekel işçilerinin direniş günlerinde Adıyaman’a yaptığı bir ziyarette protesto edilmişti. Bu duruma çok sinirlenen Şahin, tıpkı Başbakan’ın ifadelerini kullanarak işçileri azarlamış, sonrada AKP’nin herhangi bir milletvekili gibi “Biz” diye başladığı konuşmasında, Tekel işçileri için şunu yaptık, bunu yaptık diye sıralamıştı.

Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin’in başkanlığı döneminde yaşanan bir olay ise uzun süre gündemden düşmemiş, meclis başkanının tarafsızlığını tartışılır hale getirmişti. Tartışmalara sebep olan olay Başbakan Erdoğan’ın Meclis Başkanı Şahin’i Meclis Kurulunu kastederek “siz mi susturacaksınız ben mi susturayım?” diyerek azarlaması olmuştu. Bu aşağılayıcı tutum yüzünden Erdoğan ve duruma boyun eğdiği için Şahin uzun süre eleştirilmişti.

(soL -Haber Merkezi)

Reklamlar

One Response to Meclis başkanı tarafsız olur mu?

  1. FADİME says:

    KILIÇDAROĞLU NE NİYETLE CHP NİN BAŞINA GELDİĞİ BELLİ AKP YE DESTEK İÇİN . BÜTÜN KONUŞMALARIDA BUNU GÖSTERİYOR. BAYKAL NİYE BİR ANDA KORKTU VE ÇEKİLDİ ANLAMIYORUM. BİR CANIMIZ VAR HA BUGÜN HA YARIN SONUNDA VERECEĞİZ. AMA NEDEN ÇANAKKALE AKLIMIZA GELMİYOR. ATALARIMIZ BİZİ AFFEDERMİ ACABA. BİZE ÖLMEK EMREDİLMİŞKEN.

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: