TGB Genel Başkanı Yücel: 11-12 Mart bir milat olacak

İşçiler, fabrikalarına ve haklarına sahip çıkmadan vatan savunulur mu?

Köylüler toprağına dört elle sarılmadan ülke demokratikleşir mi?

Örenciler de üniversitesini savunmadan, Türkiye bağımsız olmaz.

İşte bu mücadelelerin toplamı, devrim hareketini meydana getirecek.

Biz de üniversite mücadelesine önderlik ettiğimiz ölçüde devrimin asli kuvvetlerinden biri olacağız.

Yükseköğretimi Kim Yeniden Yapılandıracak?

Türkiye’de akademi, tarihi bir dönemeçten geçiyor. YÖK eliyle üniversiteler yeniden yapılandırılıyor. Polis gözetiminde bir üniversite ve denetim altında bir kampus hayatı yaratılmak isteniyor. Siyasi iradenin amacı ortada: üniversiteye kumanda etmek ve bilim hayatını kontrol altına almak. YÖK eliyle, atanan rektörlerle ve polis aracılığıyla bu plan uygulanıyor. Yükseköğretimin hangi ilkelere göre yapılandırılacağı bir ön raporla belirlendi. Bu ön raporla, bilimsel etkinliklerin metalaştırılmak ve akademik özgürlüğün, genel olarak düşünce ve ifade özgürlüğünün baskı altına alınmak istendiği aslında belgeleniyor. Mensupları ile birlikte üniversite, tüm olan bitenin nesnesi haline getiriliyor.

Dışardan müdahalenin ve engellemenin kol gezdiği, özgürlüğün sınırlandırıldığı yerde bilim gelişmez. Özgürlüğün olmadığı yerde bilim olmaz, aydınlanma olmaz. Bilim özgürlüğünün ve demokratik üniversitenin önkoşulu, işte bu plana karşı çıkmaktır. Bizim yaratacağımız üniversiteler, en yüce değer olan insan emeğini özgürleştirmenin alanı olacak. Üniversiteler, akademik kadrolarını kendileri alabilecekler. Üniversite yönetimi, üniversite mensuplarının olacak. Öğrenciler de yönetime katılacaklar. Ancak kendi kendini yöneten, özerk kamu üniversitelerinde özgürce bilim yapılabilir. Bunun için de her şey den önce YÖK sisteminin kökten değiştirilmesi, YÖK’ün kapatılması şarttır.

Fakat unutmayalım! Halkın kaynaklarının halk için kullanımının önündeki en büyük engel emperyalist sömürüdür. Milli egemenlik sağlanmadan bu feci durum değişemez. Tam Bağımsızlık sadece bir ilke değil, bir zorunluluktur. Milletimizin geleceğini kendi eline alması için, üniversitelerinin de hâkimi olması gerekmektedir. Tüm bunların sonucu olarak, özerk ve demokratik üniversite için en başta Tam Bağımsız Türkiye için mücadele etmenin gerekli olduğunu bileceğiz.

11–12 Mart Milat Olacak

Salt olumsuzlukları vurgulamak ve AKP’nin üniversitelere yönelttiği saldırılarını ortaya çıkarmakla yetinmek başarı getirmez. Türkiye’de yükseköğretimin yeniden yapılandırıldığı, YÖK’ün rolünün yeni baştan belirlendiği bir sürecin yapı taşını oluşturuyor tarif ettiğimiz AKP planı. Dolayısıyla biz de bir seçenek ortaya koymalıyız. 11-12 Mart 2011 tarihlerinde tam da bunu yapacağız. Öğrencilerin itici gücünü oluşturduğu, en geniş cephenin ortaklaşa sunduğu bir üniversite tasarımını inşa edeceğiz. Bu alternatif üniversite tasarımının hayata geçirilmesi çabası temelinde öğretim üyeleri ile öğrencilerin de mücadelelerini ortaklaştıracağız.

11-12 Mart’ta sadece fikirlerimizi paylaşmayacağız. Kendi aramızda bir tartışma yürütmeyeceğiz. Bir mücadele programı ilan edilecek Boğaziçi Üniversitesi’nde. Bir mücadele merkezi kurulacak. Ve ardından alanlara ineceğiz, bu mücadeleye önderlik edenlerle. 11-12 Mart, bir milat olarak hafızalara kazınacak. Esas olarak da 12 Mart’tan sonra bu hareketi örmeğe hız vereceğiz. AKP’nin artan saldırılarına karşı üniversitelerin susacağını ümit edenler fena yanılacak. Siz ondan sonra görün, üniversiteleri kim yeniden yapılandıracak.

M. İlker Yücel
TGB Genel Başkanı
tgb.gen.tr

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: