Gençlere, TGB’nin Gençlerine Teşekkür

Sevgili dostlar, daha önce defalarca yazdım. Bu ülkenin gençlerine çok şey borçluyuz. Oysa onlara , benim yaşımdakiler ya da daha yukarıda yaşlarda olanlar, maalesef, kötü bir miras bıraktık. Atatürk’ün kurduğu demokratik, laik, sosyal, hukukun üstünlüğüne dayalı, bağımsız Cumhuriyet yerine, insanların yoksulluk, işsizlik, eğitimsizlik sorunları ile boğuştuğu, ne kişiler arasında, ne bölgeler arasında, ne kırsal kesimle kentsel kesim arasında, gerçek bir eşitliğin bulunmadığı bir ülke bıraktık. Öyle bir ülke bıraktık ki insanları gelir bakımından tam anlamı ile ikiye ayrılmış. Bir bölümü o kadar az bir gelire sahip ki diğerinin kendi geliriyle her gün bir tane alabileceği lüks bir arabayı, ömür boyu çalışsa alamayacak. Hatta bırakın arabayı alabilmeyi, dikiz aynasını bile zor alabilecek. Biz büyükler, bu gençlere maalesef, böyle bir ülke bıraktık. Öyle bir ülke ki bu durumu düzeltmek yerine, “daha da kötüleştirmek” amacı ile “bir yerlerde kurgulanan siyasetçiler” oy alabiliyor. Tabii ki daha fazla kandırarak, gerçekleri görünmez yaparak, yalanları gerçek yerine koyarak.

Öyle bir ülke ki bugün maalesef, bu “parıltılı bir Cumhuriyet rejimi yerine”, gençlere, “kötü bir kopya” bırakabiliyoruz. O kadar kötü bir kopya ki yukarıda söylediğim, tüm haksızlıklar, tüm eşitsizlikler devam ediyor. Hatta devam etmekle kalmıyor, bu eşitsizlikler, bu haksızlıklar, bu yoksulluk, daha da artsın, ekonomik sistem bir daha düzelmeyecek biçimde bozulsun diye, “bir yerlerde kurgulanan” iktidarlar, oyu düşmesin, kimse oyunun farkına varmasın diye, yurttaşlarına, karşı çıkanlara, bu ülkenin gençlerine, tüm acımasızlığı ile saldırıyor, gerçekleri saklıyor, yalan üretiyor. Ve bu kurgulanan statükoyu koruyor.

Tabii ki gençlerimize bıraktığımız, bugün içinde yaşadığımız bu “kötü kopya”, “ileri demokrasi adı altında bize yutturulmaya çalışılan zorbalık oyununun en önemli kilit unsurlarından” biri de “yandaş medya”. Hepimiz artık öğrendik. Yaşaya yaşaya öğrendik.

***

Bu “yandaş medya” için, başta rahmetli Deniz Som’un o ünlü listesindeki 30 -35 kişi kullanıldı.Sonra iktidar olanaklarıyla, iktidar gücüyle, yeni listeler oluşturuldu. Ama oyunun en önemli aktörlerinden biri her zaman o oldu; yandaş medya. Neden mi? Çünkü oynanan oyunu onlar saklayacaktı, göstermeyecekti. Bunun yerine, bir “yalanlar ve hayaller dünyası” yaratacaktı. Gerçeği görmememiz için, bunun yerine iktidar ne istiyorsa onu görmemiz için.

İktidar, daha doğrusu “iktidarın da üzerindeki esas güç” bir kavramdan, bir ilkeden ya da bir kişiden mi şikâyetçi, onun üzerinde oynayacaktı; “yok laikçi, yok laikperest”. Nasıl olsa, karşı çıkanlar için de bir etiket oluşturuluyordu; ilk önce “işte laikçi, ne olacak” derken, sonra daha güçlü bir etiket bulundu, “işte Ergenekon’cu, darbeci” etiketi. Üstelik bu, çok da güçlü bir silahtı, çünkü o zaman iktidar da hemen devreye sokulacak, gereğini yapacaktı. “Ben bu işin savcısıyım” demekten tut, savcılara “talimat” vermeye kadar. Hatta “düzmece kanıtlar, düzmece suikast planları, düzmece ihbar mektupları”na kadar.

Ama Türkiye’nin gençleri, bunu kabul etmiyorlar. Kabul etmediklerini haykırıyorlar. Onlar “AKP iktidarının başrollerden birini oynadığı bu kötü kopya” yerine, gerçek Atatürk Cumhuriyeti’ni yani “demokratik, laik, hukuka dayalı, bağımsız Cumhuriyeti” istiyorlar. Onlar oynanan oyunun farkında. Oyunun aktörlerini de biliyorlar. Bu aktörler arasında gazeteci, anlı şanlı programcı, aydın(!) yaftası ile iş tutanlarını da biliyorlar.

***

İşte bu gençler, Türkiye Gençlik Birliği’nin Atatürkçü, demokrat gençleri, bu oyunun aktörlerinden birine öyle bir oyun oynamışlar ki “oynanan oyun tümüyle” açığa çıktı. Ünlü Taraf gazetesinin hem polis, hem akademisyen, hem gazeteci kisvesi giyen bir “aktörüne” inanılmaz bir oyun oynamışlar, “Süheyl Batum’un, CHP’nin ikinci katında darbe hazırlığı yaptığını” söylemişler. O da her zamanki yetkinlikleri ile ciddiyetleri ile ve her zamanki yöntemleri ile “işte darbe planı ortaya çıktı” diye yazmış. İşte oyun, işte aktörü!

Muhteşem gençler, Atatürkçü gençler, TGB’nin pırıl pırıl gençleri, sizlere ne kadar teşekkür etsek azdır. Sadece kendi adıma değil, üzerinde bu oyunu oynadıkları güzel ülkemiz, Atatürk Cumhuriyeti’nin tüm sağlam kalmaya çabalayan kurumları adına.

Ama bir de üzüntümü belirtmek istiyorum. Birazcık daha bekleyip, “CHP’nin ikinci katının zemininde, bu yazıdan sonra, bulunacak silahlar, darbe planları” için gönderilecek isimsiz ihbar mektuplarının gazetelerde yayımlanmasından sonra açığa çıkartsalardı, daha iyi olurdu. Ama merak etmeyin, onlar da, tüm oyunlar da ortaya çıkacak. Çok az kaldı.

Cumhuriyet

Reklamlar

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: