Bir Ankaragüçlü’nün Çarpıcı Açıklamaları

Bir Ankaragüçlü’nün Çarpıcı Açıklamaları*

Türkiye’nin en köklü kulüplerinden olan ve bu sene 100. yılını kutlayacak olan Ankaragücü uzun süredir Melih Gökçek’in takımı ele geçirmek için yaptığı baskılara dayanamadı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geldiği günden beri Ankaragücü’nü ele geçirmek istediğini sıkça belirten Melih Gökçek’in diğer Ankara takımları değil de özellikle Ankaragücü’nü istemesi manidar. Bunun en büyük nedeni elbette taraftar potansiyeli. Bunun yanında kulübün köklü geçmişi de önemli bir etken.

Ankara’nın varoşlarından beslenen Ankaragücü tribünleri içerisinde her görüşten insan olda da, yıllardır sağ görüş hâkim görünüyor. Buna rağmen tribünler ucu kendilerine dokunan sıkıntılarda da protestolardan geri kalmıyorlar. Önceki yaz Ankara’da yaşanan su sıkıntısından en çok etkilenen kuşkusuz varoşlarda yaşayan insanlar. Buradan beslenen Ankaragücü tribünleri de Melih Gökçek aleyhinde en yoğun protestoların yaşandığı yer. Elbette Melih Gökçek’in amaçlarından birisi de bu protestoları kesmek. Zira Ankaragücü taraftarı tek varoşlardan değil, Ankara’nın değişik kesimlerinden de insanları içinde barındırıyor. Bu da Melih Gökçek’in siyasi çalışmalarında önemli avantajlar sağlıyor.

Ankaragücü tribünlerindeki hâkim taraftar grubu “Gecekondu”. Bunun yanında “Anti-X” ve “Sokak” grupları da bulunuyor. İlk başlarda Melih Gökçek müdahalesine karşı protestolarda bulunan Gecekondu grubu, daha sonra Melih Gökçek’in grubun tribün liderlerini ele geçirmesi ve Cemal Aydın’ın kulübü yönetmedeki başarısızlığı nedeniyle gittikçe Melih Gökçek lehine slogan atar hale geldi. Bu ele geçirme sürecinde Melih Gökçek’in mafya bağlantıları, bazı tribün liderlerine taksi plakası ve büfe işletmesi vermesi gibi olayların etkili olduğu en büyük ihtimallerden. Cemal Aydın ise başkanlığa geldiği süre boyunca kulübün hep küme düşme potasında olması ve kulübü kendisine borçlu hale getirmesiyle, bir yıl önce küfürleştiği Melih Gökçek’e kulübü teslim etmenin zemini döşemiş oldu. Melih Gökçek’in de kulübü ele geçirirken en çok kullandığı söz “Ankara’nın dünyada şampiyon çıkaramayan tek başkent olması ve takımlarının sürekli ligde kalma mücadelesi veriyor olması”.

Anti-X grubu bu süreçte Melih Gökçek’in tribündeki en büyük destekçisi. Ele geçirme operasyonuna muhalif olan tek grup ise Sokak. Diğer taraftar grupları tarafından “İçimizdeki İrlandalılar” olarak nitelendirilen grup; gerek yayınladıkları bildiriyle, gerekse “Sokakta yapılıp sokakta kalan” pankartlarıyla bağımsız, siyasete alet edilmeyen bir Ankaragücü’nü savundu ve takdir topladı.

Ankaragücü başkanlığına Melih Gökçek gölgesinde gelen oğlu Ahmet Gökçek ise Ankaragücü taraftarları arasında pek sevilmeyen birisi. Daha önce başkanlığını yaptığı Ankaraspor ile Ankaragücü arasında oynanan maçta Ankaragücü taraftarlarına el kol hareketi yapan oğul Gökçek’in aynı zamanda Almanya’da satın aldığı 102 yıllık kulübü batırması ve belediyenin sağladığı çok büyük imkânlarla başkanlığını yaptığı Ankaraspor’un ligde bugüne kadar pek başarılı olamaması da Ankaragücü’nün geleceğini şimdiden gösterir nitelikte.

Melih Gökçek’in Ankaragücü’nü bu kadar istemesinin diğer sebebi de kulübün köklü tarihi. 1910 yılında İmalat-ı Harbiye çalışanları tarafından Altınörs İdman Yurdu ve Turan Sanatkarangücü isimleriyle iki parça halinde İstanbul’da kurulan kulüp, Kurtuluş Savaşı yıllarında Mustafa Kemal’in davetiyle Ankara’ya geliyor; kulüp futbolcuları Kurtuluş Savaşı’na katılıyor. Daha sonra Ankara’da iki kulüp “Anadolu-Turan Sanatkarangücü” adıyla birleşiyor. 1926 yılında “İmalat-ı Harbiye” ismini alan kulüp, 1933 yılından itibaren “Ankaragücü” ismini kullanmaya başlıyor. Renklerini de Atatürk’ün İmalat-ı Harbiye’yi ziyaretinde kendisine ikram edilen lacivert üzüm ve sarı kavun üzerine yaptığı bir muhabbetten alıyor. Bu renkler aynı zamanda MKE kurumunun da simgesi. Belediye Başkanlığı döneminde Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarından kalan, devrimi hatırlatan her şeyi “restorasyon” adı altında veya gözden düşürerek bitiren Melih Gökçek için Atatürk’ün emriyle Ankara’ya getirilen, renkleri Atatürk tarafından belirlenmiş bir kulüp de bu bağlamda el atılması gereken bir yerdir kuşkusuz.

Futbolun, kitleleri kontrol etmenin bir aracı yapılmaya çalışıldığı günümüzde Melih Gökçek’in Ankaragücü’ne müdahalesi bunun tipik bir örneği. Bazı taraftarlar “Melih Gökçek Ankara Belediye Başkanı olunca Ankara’yı sevmekten vazgeçmedik; Ahmet Gökçek de takımımıza başkan oldu diye takımımızı sevmekten vazgeçmeyeceğiz” deseler de, bizim bütün Ankaragüçlü taraftarlarından beklediğimiz, tıpkı Adanademirsporlular’ın Aytaç Durak’a karşı durdukları gibi, “Tam bağımsız Ankaragücü” sloganıyla Melih Gökçek’e karşı çıkabilmeleriydi. Bunun şimdilik gerçekleşmediği ortada.

Önümüzdeki dönemde tribünlerin yaşananlara bir tepki gösterip gösteremeyeceği ve Gökçeklerin kulübü ele geçirmelerinin perde arkasındaki olaylar ise hala muallâkta. İşte biz de Ankaragücü kulübünü ve tribünlerini geçmişten beri çok iyi tanıyan bir isimle son gelişmeler ve sürecin perde arkası üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendisi tribün dengelerini gözetmek ve Ankaragüçlüler arasında bir tartışma yaşanmasını önlemek adına isminin saklı tutulmasını rica etti. Kararına saygı duyuyor; değerli konuğumuzun ismini saklı tutuyoruz:

Kırmızı Beyaz: Ahmet Gökçek’in Ankaragücü Başkanlığı’na geliş süreci kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Önceleri Beşiktaşlı olduğu söyleniyordu; Ankaraspor’un başına geçtikten sonra Beşiktaş tribünleriyle de polemik yaşadı. Şimdi ise 40 yıllık Ankaragüçlüymüş gibi bir tavır takınıyor. Ahmet Gökçek’in kulüp ile süregelen bir ilişkisi var mıydı?

XX: Hatta bir Ankaragücü-Ankaraspor maçında tribünlerde olaylar çıkınca şu an başkan olduğu kulübün tribünlerine, Ankaragüçlülere hareket çekmişti. Ahmet Gökçek’in şu ana kadar kulüple bir ilişkisi olmadı. Ama Melih Gökçek 1994’te belediye başkanı olduğundan beri kulübü almak istiyordu; bununla ilgili çalışmaları da oldu; ama dönemin başbakanı Mesut Yılmaz izin vermedi buna. Cemal Aydın’ı o süreçte başkan yaptılar. Gökçek de zaten kulübü gizli çalışmalarla ele geçiremediği için Ankaraspor’u yarattı. Son süreçte Ankaragücü’nü alınca Ankaraspor’dan da vazgeçti zaten; “Ankaragücü’nü aldım” dedi. Bizi esas rahatsız eden de bu, Ankaragücü bir “mal” mıdır ki sen “aldım” diyebiliyorsun? Ankaragücü 100 yıllık kulüp, kökü İmalat-ı Harbiye’ye, Kurtuluş Savaşı’na dayanıyor. Mustafa Kemal’in emriyle Zeytinburnu’ndan Ankara’ya gelmiş bu kulüp, Mustafa Kemal belirlemiş renklerini. Yani Gökçek’in ilişkisi “ele geçirme”, “alma” üzerine kurulu bir ilişki.

KB: Peki siz Melih Gökçek’in diğer Ankara kulüplerinden çok Ankaragücü’ne yoğunlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Kitlesel taraftar gücü bu meselenin neresinde?

XX: Bugün Mamak’ta, Kayaş’ta, Ankara’nın tüm varoşlarında Ankaragücü seviliyor. Kitlelere ulaşmanın önemli bir yolu Ankaragücü. Bugün Melih Gökçek burada herhangi bir konuşma yapsa belki 1000 kişi toplanır; ama Ankaragücü üzerinden yaparsan 15–20.000 kişi gelir. Yani Gökçek kendini Ankaragücü’ne olan sempati yoluyla meşrulaştırmak istiyor. 4 yıl sonra belediye başkanlığı bittiğinde ortada yine Ankaragücü kalacak. Bakın televizyonlar Ahmet’ten çok Melih Gökçek’i konuşuyor. Bu da aslında bir şeylerin belirtisi.

KB: Önceleri Ankaragücü tribünleri Gökçek’e tepkiliydi. Fakat daha sonra kulübe bağlılığıyla bilinen bu kitle, beklenenin aksine, bu tepkiyi sürdürmedi. Tek tük taraftar kaldı muhalefeti sürdüren. Bunun arkasında ne gibi sebepler var?

XX: Taban zaten Cemal Aydın’a karşıydı. Tribünün örgütlü grupları bastırıyordu bu tepkiyi. Cemal Aydın çok kötü yönetti takımı 12 yıl; hep düşmemeye oynayan bir kulüp vardı. Böyle olunca Gökçek bir “kurtarıcı” gibi ortaya çıktı ya da tribün gruplarının da desteğiyle böyle sunuldu. Çok borçlu bir kulüp yapıldı bir anda Ankaragücü, 40 milyon dolar borcu olduğu söyleniyor şimdi. Kıbrıs meselesindeki gibi oldu biraz. “Otobüse bile haciz geldi, kulüp kapatılacak; bari Gökçek’e verelim de kurtulalım” gibi bir görüş çıktı. Tam da bu noktada Cemal Aydın fırıldaklık yaptı: Ankaragücü üzerinden kendini alacaklı gösterdi ve bu “borcu” tahsis etme adına Melih Gökçek’le anlaştı. “Ben paramı alayım; kulübün getireceği avantaj da senin olsun” dedi Gökçek’e. Yani bu küfürleşme falan da siyasi manevra biraz. Önce küfürleşiyorlar, iki gün sonra yan yana oturuyorlar.

KB: Peki Cemal Aydın’ın Gökçek’in baskısıyla böyle bir tutum almış olduğu düşünülebilir mi?

XX: Cemal Aydın’ı tabi bir yerde mecbur da ettiler. Cemal Aydın bırakmasaydı savcılıkta dosyasının hazır olduğu: Bu “off the record” konuşulur her yerde. Çok fazla suçu var bu adamın ve “kulübü vermezsen dosyanı işleme koyarız” diye rest çektiler. Usulsüzlükleri, dolandırıcılıkları var Cemal Aydın’ın.

KB: Peki Gökçek bu süreçte kendi kabul ettirmek için tribün liderlerine taviz verdi mi?

XX: Toplum içerisinde kanaat önderleri vardır; insanlar onların gözlerinin içine bakarlar, ne söyledikleri önemlidir. O insanları kazandığınız zaman büyük bir kitleyi kazanırsınız. Bugün bakıyorsunuz Beşiktaş’ın, Galatasaray’ın 19 Mayıs Stadı’nda oynadığı maçlara, 1000 tane seyircileri oluyor; geri kalanı Ankaragüçlüler dolduruyor. Böyle bir kitleyi etkilemek için belirli insanları yanınıza çekmeniz lazım. Gökçek bunu yaptı. İki yıldan beri uğraşılan, alttan alta ısıtılan bir şeydi bu. Gökçek’in bazı tribün liderlerine çeşitli vaatleri var. Ankara’nın her şeyinin sahibi bu adam. İstediği yere büfe kondurup size verebilir; iki taksi plakası veya dolmuş hattı verebilir. Ki bunların vaatleri yapıldı. Gençlik Parkı’nda, restorasyon alanlarında büfeler gibi…

KB: Somut örnekler var mı bildiğiniz?

XX: Her şey kalıbına uydurulmuş gözüküyor. Bugün araştırma yapmaya kalsanız belki de somut kanıt bulamazsınız. Ama bunun ispatlanması noktasında tribün liderlerinin zenginleşmesine bakılabilir tabii.

Önceki dönemde Çankaya Belediyesi ile bir grubun ilişkisi vardı ve pazar yeri alıyorlardı; ama tribüne veya takıma yansımadığı için kişisel rant boyutundaydı. Fakat şu anda bu tribün genelinde yaygınlaşmış durumda. Yani bu adamlar için siyasi farklar da engel değil; bir gün o belediyenin yanında; öteki gün Gökçek’in yanında.
Bildiğimiz, çok kişinin olmadığı gizli bir toplantıda Gökçek’in başkan olduğu takdirde bazı tribün liderlerine kişi başı 2 taksi plakası vereceğini, büfe vereceğini vaad ettiği. Bunun dışında şimdi yeni bir şey yapılıyor: Bazı gruplardan kişi başı 2 fotoğraf ve bir kimlik fotokopisi isteniyor ve bunu getiren kimselere bedava kombine verileceği söyleniyor. Yani bakacak kimlik numarana, Gökçek’in adamıysan bedava kombine bahşedecek sana. Hatta artık bedava bilet bile masum kaldı; doğrudan para veriliyor bazı kişilere.
Asıl tehlike, kulüp satın alındı. Ocak’ta bir kongre daha olacak. Eski yönetimden 400 delege vardı; bunlar 400 daha soktular 100. yılında Ankaragücü’nü tamamen ele geçirmek için. MKE buna dava açtı İmalat-ı Harbiye’nin mirasçısı olarak. Şimdi MKE’yi de saf dışı bırakmak istiyor Gökçek; diyecek ki “Bu kurumun adını kullanmıyorum”. Nihayetinde MKE bir kamu kuruluşu ve Gökçek’in önünde bir engel. Hatta şunu da söyleyeyim, pek insan bilmez, Ankaraspor A.Ş., Ankaragücü ise dernek statüsünde olduğu için bu ikisini birleştiremediler. Bunun yüzünden Gökçek “Ankaragücü A.Ş.” diye çakma bir takım kurdu. Ne olacaktı? Mevcut Ankaragücü ligden düşürülecekti; Gökçek’de kendi kurduğu Ankaragücü A.Ş. ile Ankaraspor A.Ş.’yi birleştirip “İşte Ankaragücü bu” diye sunacaktı. Ama Ankaragücü’nü doğrudan ele geçirince buna gerek kalmadı.

Şunu belirteyim, bugün Ankara’nın tüm mafyası Ankaraspor üzerinden Ankaragücü’ne geçmiş durumda. Hem yönetimde, hem tribünlerde… Mesela Ercan Şahin diye bir adam geldi tribüne, Ömer Lütfi Topal’ın eski koruması. Tribüncülüğü öldürüyor bunlar; mafya girince, tetikçiler girince tribüne gönül işi bitiyor. Büyük Ankaragüçlüler Derneği kuruldu şimdi, Turgay Çumangil’in; rant üzerine kurulu bir dernek… Nadir Koç gibi bir adam Ankaragücü yönetimine girdi. Bu adam Altındağ’da büyük arazi işleri çeviriyor. Emin Şanlı, Gökçeklerin bir numaralı adamlarından; Kızılay’ın yarısının, taksilerin sahibi; yönetime sokuldu.

KB: Bütün bu olaylar taraftar grupları arasında bir husumet yarattı mı?

XX: Farklı grupların farklı düşünceleri var ve anlaşamayan gruplar var kendi aralarında. “Sokak” diye bir grup var mesela, daha muhalif bir grup ve bu grupla bazı diğer grupların arası gergin gözlemlendiği kadarıyla; “İçimizdeki İrlandalılar” diyorlar. Hâlbuki tribün siyaset üstü bir yer.

Bu olayda da “Ankaragücü Ankaragüçlülerindir” diyenlerle, Melih Gökçek’in gelişini kulübün yararına gösteren rantçılar arasında bir karşı karşıya gelme oldu. Ama yine de tribünde şu an bir denge var. Ne de olsa her grubun bir semt tabanı var ve her grupta sert tepki verebilecek kesimler mevcut. Daha çok belirli insanlar üzerinde stres yaratılmaya çalışılıyor. Bazı insanlar bunun üzerinden Gökçek’e yaranıyor, çıkar elde diyor. Özellikle Anti-X Grubu’nun Gökçek ile yakın ilişkisi var.

KB: Sportif başarı da tabi taraftarı bağlaması için önemli Gökçek’in. Sizce bunu sağlayabilecek mi?

XX: İlk etapta bunu sağlayacak gibi gözüküyor. İktidarını sağlamlaştırmak için bir süre bol keseden dağıtacak. Hoş, ne yapsanız Ankaragücü’nde “ilk” oluyor. Ankaragücü’nün taraftar ürünleri satan mağazası yok. Bunu yapmak çok basit bir şey, 700 TL’ye dükkân kiralayın şurada, “Ankaragücü Taraftar Mağazası” oluyor. Bunu da yapıyor tabii.

Tıpkı “Football Manager” oyunu oynar gibi. Bu adamın oğlu Spor Akademisi okumuş, yüksek lisansını da spor yöneticiliği üzerine yapıyor; Melih Gökçek de adeta “Çocuğuma bir takım alayım” diyor. Nasıl ki “Football Manager” de iki takım alıp birinin oyuncularını diğerine aktarıyorsanız, Gökçek de şimdi bunu yapıyor.

KB: Önümüzdeki dönem tribünlerden bir tepki yükselecek mi? Bu konuda fikriniz var mı?

XX: Zannetmiyorum. Tribüne mafya girdiği için zor; kontrolsüz güç sevmez bu adamlar. Aslında Ankara’da Gökçek’e en büyük tepki Ankaragücü tribünlerinden geliyordu; binlerce kişi Ankara’nın hiçbir yerinde aynı anda Melih Gökçek’e küfretmemiştir. Zaten Gökçek’e bu olayın en büyük katkısı da bu sesi kısmak oldu. Su protestosunu bir tek Ankaragücü taraftarı yaptı; çünkü çoğu gecekondudan gelen insanlardı ve su yoktu.

Tabi her tribün grubunun içerisinde sevmeyen insanlar var; ama seslerini çıkartamayacaklar artık. Neticede %38 ile geldi Gökçek; %62 memnun değil ve Ankaragücü de halkın takımı olduğundan o %62’inin bir bölümü Ankaragücü tribünlerinde. Çünkü bu takım sağcının da, solcunun da, dindarın da, ateistin de takımıydı. Ama şimdi maalesef Gökçeklerin takımı oldu.

KB: Çok teşekkür ederiz.

Kırmızı Beyaz dergisi

*Bu röportaj Kasım 2009’da yayınlanmıştır, aradan geçen bir yılda Gecekondu grubu yönetime muhalif bir çizgiye gelmiştir.

Reklamlar

8 Responses to Bir Ankaragüçlü’nün Çarpıcı Açıklamaları

  1. agaytan says:

    yorumların çoğu doğru olabilir ama anti-x le ilgili kısmı tamamen yalan derneğe gider hakan toka ile de ropörtaj yaparsanız gerçekleri öğrenirsiniz..

  2. salih göktan says:

    Hangi internet kolpası bu röpartajı verdiyse yanlış yapmış ercan şahin tam bir ankaragücü sevdalısıdır.
    nadir abi herkesin sevdiği bir insan ki yönetime girmeyi hiç istememiştir,
    en büyük olay ise anti-x böyle saçmalıklara karıştırmaları
    http://www.since1910.net adresine girer ve kaliteye bu derneğin yaptıklarına bakarsınız
    biz anti-x deyiz ercanıda nadir abiyide başkanımızı ve armamızı seviyoruz
    daha ötesi yok

  3. ‘ BUYUK ANKARAGUCLER TARAFTARLAR DERNEGİ OLARAK YUZ YILDIR VAR OLAN BİR KULÜBE SIMDIYE KADAR SAHİP CIKMAYAN SİYASİ PARTİLERE VE ANKARALIYIM DEYİP ANKARADA EKMEK KAZANAN PARAYIDA İSTANBULDA YİYEN SAYIN DİYEMİYECEGİM İŞ ADAMALRINA VE SİYASİLERE YUZ YILDIR BU KULUP VARDI YUZ YILDIR IS ADAMLARIDA VARDI VE SIYASILERDE VARDI SIMDIYE KADAR HANGISI SAHIP CIKDIDA SIMDI SAHİP CIKAN INSANLAR OLUNCA NEDEN CAMURLAR ATILIYOR ? BİZ BU KULUP SAHİPSİZKENDE ANKARAGUNUN KAPANMA NOKTASINDAYKEN BİZ BU KULÜPTE ACLIK GREVLERI YAPTIK SİZLERE SORUYORUZ BU YAZILARI YAZIYOSUNUZ INSANLARIN HAKKINDA İSPATI OLMAYANA YORUMLAR YAPIYOSUNUZ BİZİM DERNEGİMİZ BÜYÜK ANKARAGÜÇLÜLER DERNEGİ BURASI BİZİM BABAMIZIN YAZANESİ DEYİL . TUM ANKARAGUCUNU SEWENLERİN DERNEGİ BİZİM KAPIMIZ HERKEZE ACIK ARTI SUNU SÖLEYEYİM DERNEGIMIZIN YERI SEZENLER CADDESİ 20’6 ATATÜRK LİSESİ KARSISI SIHHIYE ANKARA ÖNCE GELİP DERNEGİMİZİ ZİYARET EDİN NELER YAPMAYA CALISDIGIMIZI KİMLERDEN NELER ALMISIZ DERNEGIMIZI ANKARAGUNU SEVENLER OLARAK NASIL AYAKTA TUTMAYA CALISDIGIMIZI GÖRECEKSINIZ SIZLERDE ANKARAGUCUNU MADEM BU KADAR SEYİYOSANIZ DESTEK OLUN KÖSTEK OLMAYIN ARTI BİLETLERDEN BAHSEDİYOSUNUZ 13 SENEDİR SIMDIYE KADAR AKLINIZ NERDEYDI CEMAL AYDIN DÖNEMİNDEN BERI BİLET BAZI GRUPLARA ZATEN VERİLİYORDU BU DÖNEMDEDE AYNI BUNU HIC BİR GRUP İNKAR ETMESIN ! BIZIM BIR DEPLASMANA OTOBÜSLERİMİZ KALDIRILIR BİRDE BURDAKİ MACLARDA BİLETLERİMİZ VARDIR BUNLARIN HARICINDE DERNEK YÖNETİMİMİZ HARİCİNDE NE BELEDİYEDEN NE BELEDİYE BASKANINDAN NE ANKARAGÜCÜ YÖNETİMİNDE OLAN HER HANGI BİR YÖNETİCİDEN ALMIS OLDUGUMUZ BİR SEY VARSA DİYECEK ADAMIN ( ALNINI KARISLARIZ ) BİZİM ARKADASLARIMIZDAN ANKARAGÜCÜMÜZÜN ESKİ TARAFTARLAR LİDERİ ( SAYIN ERCAN SAHİN ) HAKKINDA CIKARTILAN MAFYA KELİMESİNİ KINIYORUZ KLAVYENIN KARSINDA ATMAK BASİTTİR BU KADARDA BASIT OLMAYIN LUTFEN BIZIM GİBİ ANKARAGÜCLU OLUN ANKARAGÜÇLÜLÜGÜMÜZE SÖZ ETMEYİN SİZİN KADAR MI ? ANKARAGUCLUYUZ DERNEGIMIZ BUYUK ANKARAGUCLULER DERNEGI YERIMIZ MARATON ALLAH SİZİ İSLAH ETSİN HEP DESTEK TAM DESTEK SONUNA KADAR AHMET GÖKCEK ISINIZE GELİYORSA SAYGILARIMIZI SUNARIZ BUYUK ANKARAGUCLULER DERNEGİ !

    • gecekondu says:

      koca kafa turgay. kulüp kişiselleştirilmeye çalışıyor senin gibi ……… buna destek oluyor. tabi alıyon 5 milyarı ahmet gökçek diye bağrırsınız işimize gelmiyo biz gecekonduyuz kulüp gökçeklerin deil taraftarın yakında ahmet gökçekte sizde ayrılcaksınız takımdan sayın koca kafaya sevgilerimle

      • FOTTİ says:

        HERKES İŞKEMBEDEN ATAR OLMUŞ BEN BAGD ÜYESİYİM SAĞLIK MUMURU OLARAK Bİ HASTANEDE ÇALIŞIYORUM,DEDİĞİNİZ GİBİ PARALAR GELSE BİLETLERİ ALSAK BİR DEPLASMAN İÇİN CEBİMİZDEKİ SON KURUŞA KADAR VERİP CANIMIZDAN ÇOK SEVDİĞİMİZ ANKARAGÜCÜMÜZÜ DESTEKLEMEYE GİTMEYİZ YANİ SÖZÜM ONA DİĞER GRUPLAR GİBİ YAPARIZ,BİZ NE OLURSA OLSUN HEM İÇERDE HEM DEPLASMANDAKİ MAÇLARA BAŞKALARINDAN ALINAN BİLET YADA PARALARLA BOYNU BÜKÜK GİRMEYİZ KENDİ PARAMIZLA VE BİLETİMİZLE BAŞIMIZ DİK BİR ŞEKİLDE GİRERİZ,SAYIN NADİR KOÇ’U TANIMADAN HAKKINDA YORUM YAPAN ZİHNİYET ACABA 5 SANİYESİNİ AYIRIP ARAŞTIRMA YAPMIŞMI?HER NE OLURSA OLSUN SONUNA KADAR DESTEK OLACAĞIZ TAKIMIMIZA VE ETRAFTAN SÖYLENEN SÖZLERE KULAK ASMAYACAGIZ ÇÜNKÜ BİZ GERÇEK ANKARAGÜÇLÜYÜZ NE YAPACAĞIMIZI İYİ BİLİRİZ…

  4. gecekondu says:

    haberin yarısı uydurma

  5. atıfbeyliler says:

    Nadir Koç gibi bir isim Ankara’nın en iyi takımının yönetimde yer almamışsa ayıptır.Farkında değilmisiniz takım sınıf atladı.İnşallah çok daha iyi yerlere gelecektir bu takım.Allah Nadir Koç ‘a zeval vermesin.

  6. ankaragüçlü says:

    ercan şahin dediğin adam yıllarını verdi ankaragücüne ve öyle birinin ankaragücüyle isminin anılması ankaragücü için büyük bi şeref ankaraya hükmediyo adamlar gelecekler tabi ankaragücünün başınaki takım ezilmesin diğer takımlara karşı…

Yorum yapın yada içinizi dökün rahatlayın...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: