“ZAMAN GAZETESİ İSRAİL’DEN DAHA SİYONİST”
Mayıs 7, 2012 Yorum yapın
İran Ankara Büyükelçiliğinden Zaman gazetesine zehir zemberek bir mektup gönderildi. Mektupta Zaman gazetesinin, İsrail’den bile daha siyonist bir çizgide olduğu vurgulandı.
Birkaç gündür bazı medya organlarında yer verilen mektuba henüz Zaman’dan bir cevap verilmiş değil…
‘Zaman Gazetesi`nin varlığı Amerikan ve Siyonist medyasına gerek bırakmıyor` diyen Büyükelçilik, gazetenin İran`a karşı hasmane tavrının nedenini öğrenmek istediğini, ancak yetkililerinin yanaşmadığını belirtti. Bu yazının devamını oku

CNN-Türk’de Cüneyt Özdemir’in 5N1K Programında Today’s Zaman Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni ile Bülent Keneş’le karşı karşıyayız.
Zaman gazetesinin 1. Sayfasında “yurt dışında denilen sanıklar, Balyoz toplantısında çıktı” başlıklı bir haber yayınlandı. Hiçbir satırına dokunmadan okuyalım!
Milliyet Gazetesinin haberine göre; gazeteci Nedim Şener, gazeteci Soner Yalçın ve Zaman Gazetesi hakkında suç duyurusunda bulundu. 
Balyoz Davası avukatlarından Hüseyin Ersöz, Zaman gazetesinin manşetini yalanlayan bir açıklama yaptı.
Wikileaks sitesinin sızdırdığı belgeler gündeme bomba gibi düşerken, yandaş basın yayınlanan belgeler konusunda da yandaşlık yaparak gerçeklerle bir ilgisinin kalmadığını kanıtlıyor. ABD tarafından memleketin bu kadar aşağılanmasının onlar için bir önemi yok.
Zaman gazetesi ‘ileri demokrasiye’ kendi cephesinden katkı koymayı sürdürüyor. ‘İleri demokrasinin’ protestoya tahammülsüzlüğünün bir örneğini sergileyen gazete, dün Anadolu Üniversitesi’nde Haşim Kılç’ın protesto edilmesiyle ilgili olarak ‘öğrencilerin bir dekan tarafından içeriye sokulduğunu’ yazdı.
Zaman gazetesi yazarlarından Ali Bulaç’ın 12 Eylül halkoylamasını analiz ettiği 20 Eylül 2010 tarihli “Şerit üzerindeki Kürt nüfus” başlıklı yazısı hak ettiği tepkileri almaya başladı. Hürriyet gazetesinden önce Mehmet Y. Yılmaz (Hürriyet, 6 Ekim 2010), ardından da Cüneyt Ülsever (Hürriyet, 10 Ekim 2010), Bulaç’ın ırkçı bakış açısına gerekli yanıtı gösterdiler. 
Pazar günü Zaman Gazetesi’nin birinci sayfasında neredeyse baştan sona tek bir habere yer verildi. “Halk bu yalanlarla korkutuluyor” başlığının altında şunlar sıralandı:
Zaman Gazetesi’ndeki haberi yorumsuz aktarıyoruz:
Sivil, sivilleşme, darbe, darbecilik, vesayet, demokrasi, demokratikleşme, normalleşme… Her kanalda her gazetede günde belki binlerce defa bu kelimeleri duyuyoruz. Peki, bir liberal yazar günde kaç kelime ile konuşuyor?
Evet’çilerin taktiklerinden birisi daha belirginleşti: Tamamen yanlış tezleri, öyle olmaması mümkün değilmiş hissiyatı veren bir üslupla aktararak, “Öyle değil mi ama?” dedirtmek. Zaman’dan Hüseyin Gülerce, bunun örneklerinden birini verdi.
Anayasa referandumu konusunda Başbakan Erdoğan’ın YARSAV’ı “kapatmakla” tehdit etmesi ve yardımcısı Hüseyin Çelik’in sanatçıları telefonla baskı altına almasından sonra Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün de iş dünyasına “ses çıkarmadıkları” gerekçesiyle tepki gösterip, “Bu konular halledilmezse, ekonomi daha çok patinaj yapar” uyarısında bulundu.
Zaman gazetesinin ‘Evet’ kampanyası sınır tanımıyor. Fethullah’ın gazetesi bugün, 12 Eylül darbesinin ardından Anayasa’nın hazırlanması için oluşturulan Danışma Meclisi’nin üyelerinden Fahri Öztürk’ün ‘Evet çağrısı’nı yayınladı. ‘Evet’çi köşe yazarlarının yazıları ise tutarsızlıktan geçilmiyor.
Zaman Gazetesi yazarı Mustafa Armağan Lozan’ın yıldönümünde Sevr’i de bir “barış projesi” olarak tanımladı. Atatürk’ü Samsun’a çıkaran Bandırma gemisine “hain” diyen Armağan, Lozan ile Sevr arasında fark olmadığını iddia etti. Armağan “İnsanı söyletecekler: Sanki Lozan’da hareket noktası olarak Sevr’i almamışız, sanki Sevr’in bir çok maddesi Lozan’da güle oynaya kabul edilmemiş gibi…” ifadesini kullandı.
Çukurca’da verilen 7 şehitle ilgili şu manşeti atmış Zaman gazetesi: “yine baskın, yine soru işaretleri”. (Zaman, 21 Temmuz 2010) Zaman’ın iddiasına göre Emniyet Genel Müdürlüğü, 8 Temmuz’da, 60 kişilik bir terörist grubun Çukurca sınırındaki askeri birliklere eylem yapacağı istihbaratını vermiş ancak gerekli tedbirler alınmamış. Sonuç 7 şehit.
“Tarih tekerrür eder” derler eskiler… “Tecrübeyle sabittir…” diye de eklerler… Evet! Tarih tekerrür eder etmesine de, hep “tarihten ders almayan milletlerin tarihi tekerrür eder.”
TARAF Gazetesi’ne maddi ve manevi katkıda bulunup, haber ve yazar desteği veren Zaman Gazetesi, son olarak bu gazete için işadamlarından açıktan reklam istedi. Taraf’a reklam vermeyen işadamları “ilkesizlikle” suçlanırken, “Ergenekon’dan korkuyorlar… Herkes kendisine yakışanı yapar” şeklinde aba altından sopa da gösterildi.
PKK saldırıları konusundaki haberler, Todays Zaman’la sınırlı kalmadı. Fethullah cemaatine yakınlığıyla bilinen Aksiyon dergisi de aynı konuyu işledi. Ancak uydurmanın boyu da iyice büyüdü. Bu haftaki kapak dosyasını bu konuya ayıran Aksiyon, “Karargâh Evleri’nde eğitim almış 50 subayın 2002′de Türk ordusundan ayrıldıklarını ve PKK’ya katılarak örgütte yönetici görevler üstlendiklerini” yazdı.
Fethullah Gülen cemaatine bağlı Abant Platformu’nca Barzani’nin “başkenti” Erbil’de düzenlenen “Kürt Konferansının” moderatörlüğünü yaptı.

Türkiye Gençlik Birliği üyeleri, Mümtaz’er Türköne’nin 7 Mayıs 2010 tarihindeki İnönü’yü İtalyan faşist lider Musollini’ye benzeten ve 19 Mayıs’ı faşist kutlamalar olarak nitelendiren bir yazı yazması üzerine, bu sözlere cevap vermek amacıyla Zaman gazetesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasında özetle şunlar dile getirildi: 
















