AMERİKA’DAN TÜRKİYE’YE GAZ: SURİYE’Yİ ANCAK SEN HALLEDERSİN
Mayıs 9, 2012 Yorum yapın
ABD Başkanlarından eli kanlı George W. Bush’un ulusal güvenlik danışmanı Stephen Hadley, patlattı sonunda bombayı:
”Türkiye, ABD’siz Suriye’deki durumla başa çıkabilir, ama ABD, Türkiyesiz Suriye’deki durumla başa çıkamaz, işte bu da iki ülkenin neden birlikte çalışması gerektiğini bir kez daha gösteriyor”
Küresel kodamanların oluşturduğu Council for Foreign Relations’a (Dış İlişkiler Konseyi) bağlı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ”Türkiye-ABD İlişkileri:Yeni Ortaklık” adlı 96 sayfalık rapor yayımlandı. Bu vesileyle CFR’ın New York’taki merkezinde toplantı düzenlendi.
Toplantıda kimler yoktu ki… Bu yazının devamını oku
İran’ın 5+1 nükleer müzakerelerinin nerede yapılacağı belirsizliğini korurken, müzakerelerin İstanbul’da yapılması ile ilgili olarak Türkiye ile İran arasında gerilim yaşanmıştı. İran geçtiğimiz günlerde müzakerelerin yeri olarak İstanbul’u istemediklerini belirtmiş, Başbakan Erdoğan da İran’ı “ipe un sermekle” suçlamıştı. İran Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı Alaaddin Burucerdi, Türkiye’nin nükleer müzakerelere ev sahipliği yapmasına karşı çıkma nedeni olarak ise Ankara’nın Suriye politikasını göstermişti.
Bu soruya cevap arıyorum: Afganistan’da toprağa düşen 12 Mehmetçik kimin için ve ne için öldü?
İran Devlet Televizyonu Press TV, Amerika’nın Suriye’de hayata geçirmek istediği muhtemel senaryoyu haber yaptı. “Suriye’de Amerikan Senaryosu: Türkiye’nin saldırısı, İsrail’in istilası” başlıklı habere göre, senaryoda Suriye muhalefetinin ülkeyi temsil eden resmi hükümet olarak tanınması amaçlanıyor. Senaryoda, Suriye hükümeti aleyhinde çalışacak muhaliflerin Türkiye’de ofis açması gibi unsurlara dikkat çekiliyor. Amerikan planının bir parçası olarak dış ülkelerdeki Suriye Büyükelçilikleri ve Konsolosluklarına saldırılar düzenlenecek.
Birileri ısrarla Türkiye’yi Suriye’ye karşı kullanmaya çalışıyor. Bir yandan Esad yönetimine karşı halkı kışkırtan Batı dünyası diğer yandan Suriye’ye yardım etmenin yolunu Türkiye’nin askeri operasyonlarına bağlıyor
Rusya’dan gelen son açıklama yakında Suriye’nin vurulabileceğini ortaya koyuyor.

Halaçoğlu AKP’yi uyardı: Olası bir savaş 2 ülke arasında kalmaz Orta Doğu’ya yayılır…
Suriye Devlet Başkanı Esad’ın, “Amerika taleplerini sürekli Türk Yetkililer üzerinden yolluyor” dediği ortaya çıktı. Esad Suriye’yi ziyaret eden CHP’li heyete Türk Hükümeti’nin Müslüman Kardeşler’e gösterdiği yakınlıktan duyduğu rahatsızlığı iletti. Esad’ın bu görüşmede Hükümetin himayesinde yapılan toplantıları tek tek saydığı belirtiliyor.
Suriye-Türkiye Dostluk Komitesi, Suriye’de yaşayan Türk ve Suriyeli vatandaşların son emperyal saldırıya, karşı durmak için oluşturdukları bir sivil toplum girişimi. Suriye iş dünyası ile işbirliği içinde ve tabii ki resmi kuruluşlardan izin alarak Türkiye’den bir heyeti Suriye’ye davet ettiler. Ben de davet edilenler arasındayım. Komite başkanı Prof. dr Mehmet Yuva, bu heyet oluşturulurken, TBMM içindeki bir çok milletvekili ve siyasinin , AKP’den CHP den MHP’den Saadet Partisinden, bir çok ismin, her cenahtan gazetecilerin davet edildiğini söyledi.
Suriye-Türkiye Dostluk Komitesi, Suriye’de ikamet eden ve farklı alanlarda çalışan Türk ve Suriyeli vatandaşların biraraya gelerek ikame ettikleri bir Sivil Toplum oluşumudur. Hic bir örgütün, partinin, devletin, ekonomik kuruluşun temsilcisi değildir. Komite olarak, ülkelerin iç işlerine müdahaleyi kabul etmeyen, ülkelerimizin bağimsızlığına ve egemenliğine saygıyı esas alan, komşu ve kardeş Suriye ve Türkiye halkının huzuru, güvenliği, refahı ve istikrarını hedeflemektedir.
Aynı tarihi, coğrafyayı, inancı, kültürü hatta kaderi paylaşmış olan Suriye ve Türkiye, her şart altında dost kalmak zorundadır. Bunun nedeni her iki ülkenin geçmişlerinin olduğu gibi geleceklerinin de birbirlerine bağlı olmasıdır. Her iki ülkenin insanlarının büyük ölçüde birbirlerinin akrabası olmalarıdır. Bu nedenle Türkiye ile Suriye’nin soğuk savaş yıllarındaki ilişkilere geri dönmesini hiçbir gerekçe haklı göstermez.
İşçi Partisi Ulusal Strateji Merkezi’nin düzenlediği Suriye-Türkiye Dayanışma Sempozyumu 23 Temmuz 2011 tarihinde Ankara’da Business Park Otel’de gerçekleştirildi. “Türkiye-Suriye ilişkileri”, “Suriye’ye olası bir dış müdahalenin askeri, siyasi ve bölgesel sonuçları” ile “Gözlemcilerin gözüyle ‘Suriye’de neler oluyor?’” konularının ele alındığı sempozyuma, Suriye ve Türkiye’den öğretim üyeleri, siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri ile basın mensupları yaptıkları sunuşlarla katıldılar. Katılımcılar, aşağıdaki Sonuç Bildirgesi’nin kamuoyuna duyurulmasını kararlaştırdılar.
n Suriye’deki gelişmelerin gerçek yüzünün ve bunların ardında yatan gerçek hedeflerin Türkiye kamuoyuna tanıtılmasının yaşamsal bir önemde olduğunu tespit eden İşçi Partisi Ulusal Strateji Merkezi, 23 Temmuz 2011 Cumartesi günü Ankara’da Business Park Otel’de “Suriye-Türkiye Dayanışma Sempozyumu düzenliyor.
Suriye lideri Esad Türkiye’yi şikayet için İran’a yazdığı mektupta iktidarın
İşçi Partisi tarafından düzenlenen “Suriye’yle Dayanışma Mitingi”, Hatay Valiliği’nin kanunsuz yasaklama kararına karşın 1500 yurttaşın katılımıyla kitlesel basın açıklaması biçiminde gerçekleşti. Eylemde İşçi Partisi Genel Başkan vekili Mehmet Bedri Gültekin ve ADD E. Genel Başkan Yardımcısı E. Hava Korgeneral Erdoğan Karakuş birer konuşma yaptılar.
Beyaz Saray yakınlığıyla tanınan WSJ “Türkiye’nin tavrı, İsrail’le arayı düzeltti” yorumu yaptı.
Elçi ve ajanlarıyla kirli emelleri için aralıksız çalışan ABD, Türkiye ile
Seçim gündemi nedeniyle kamuoyunda hak ettiği ilgiyi görmediyse de, Aydınlık gazetesi Suriye olayları konusunda büyük gazetecilik başarısı elde etti. Bu haberler ortaya koydu ki, AKP hükümeti Suriye olaylarının boylu boyunca içinde…
Yunanistan basınında son günlerde yazılanlardan anlaşıldığına göre, “Balyoz Darbe Planı” belgelerinden Yunanistan Genelkurmayı’na epey bilgi sızdırıldığı ve Adalar dahil Trakya bölgesinde tüm savunma/saldırı doktrinlerini değiştirme kararı aldığı ortaya çıktı.
Muharrem İnce, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin 2002-2010 yılları arasında yapılan özelleştirmelerin haritasını açıkladı.
Alman “Die Welt” gazetesi, WikiLeaks belgelerine dayanarak, Türkiye’nin 2002-2006 yılları arasında CIA’in terör zanlılarını taşıdığı uçaklara izin verdiğin iddia etti. Belgelere göre CIA, 4 yıl boyunca 24 uçuş yaptı.
Yeni açıklanan ABD Dışişleri Bakanlığı’na bağlı bir belge, önemli bir şüpheyi kanıtladı: 2007 yılında İsrail Suriye’nin nükleer tesisini uçakla vurdu, ve İsrail uçakları Türk hava sahasını kullandılar.
Ne İran, ne Suriye, ne Rusya Füze Sistemi nereye kurulursa orası doğal hedef olacaktır. Mesela İsrail’e saldırmak isteyen bir ülke veya örgüt önce füzelerin bulunduğu ülkeye saldıracaktır. Öyle ya Türkiye’ye kurulacak füzeler ABD ve NATO’nun tabiriyle “füze savunma sistemi” değil mi? Demek ki birileri bir yerlere saldıracak ki füzeler o saldırılan ülkeyi koruyacak.
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, kendisine yapılan saldırı hakkında açıklamalarda bulundu. Perinçek, Türkiye’yi parçalıyorlar. Bir yumruk da bize gelmiş, çok değil” ifadelerini kulanırken saldırıya gösterilen tepkiler günden güne artıyor. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan’ın yanı sıra Yeni Parti ve Cumhuriyet Kadınları Derneği de saldırıya tepki gösterdi.
Üç tarafı denizlerle çevrili yurdumuzda, 84 yıl önce 1 Temmuz 1926 tarihinde, Cumhuriyet Türkiyesi’nde çok önemli olan Kabotaj Kanunu yürürlüğe girdi. Denizcilik alanında yabancılara tanınan imtiyazlar kaldırılarak denizcilik millileştirildi.
…“ACELE SIHHATİNİZİN İŞARI” DİYE BOŞA YAZMADIM!
2 Nisan 2009 ve 3 Nisan 2009 tarihlerinde Türkiye gazetesinde İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında yalan haberler yapılmış; bu haberlerde “Perinçek’in K. Irak’a silah gönderdiği ve ikametinde yapılan aramada porno ile ilgili fotoğraf ve CD ele geçirildiği” biçiminde haberler yayınlanmıştır.
ÇAĞIMIZDA DEVRİM

Türkiye Gençlik Birliği, AKP’lilere üniversiteleri dar etmeye devam ediyor. Eskişehir Genç İş Adamları (ESGİAD) tarafından Anadolu Üniversitesi Kongre Merkezi’nde “Türkiye-AB İlişkilerinin Geleceği ve Beklentiler” konulu panel düzenlendi. Panelin konuşmacılarından biri de Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağıştı. TGB üniversitede aynı gün eylem üstüne eylem yaptılar. İlk eylem salon içerisindeydi. Konuşmasını yapmak üzere kürsüye yürüdüğü sırada Eskişehir TGB yöneticisi Merve Dağköylüoğlu, Egemen Bağış’ı ve konferansı protesto etti. 














