Zaman’ın, “Mehmetçiğe domuz eti yediriyorlar” haberinin altından askeri ihale çıktı
Aralık 14, 2011 Yorum yapın
Geçtiğimiz günlerde Zaman gazetesinde yer alan “Askere at ve domuz eti yedirildi” başlıklı haber üzerine söz konusu şirket ve 4. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı yetkilileri, haberin gerçeği yansıtmadığı açıkladı.
Zaman gazetesi, manşet haberinde Edirne’nin Keşan ilçesindeki askerlere at ve domuz eti yedirildiğini ileri sürmüştü. “Askere at ve domuz eti yedirildi” başlıklı haberde uyarılara rağmen askeri yetkililerin Mehmetçiğe at ve domuz eti yemeye devam ettiği iddia ediliyordu. Bu yazının devamını oku
Geçenlerde bir yazıma “Türkiye nereye gidiyor” diye bir başlık koymuştum. Öyle anlaşılıyor ki bundan sonra aynı endişenin değişik ifadelerle dile getirilişini başlık yapacağız.
Herkes duydu değil mi, ABD şehitlerimiz için başsağlığı mesajı yolladı. Hatta “Kandil’i gidin bombalayın” diye ruhsat bile verdi. 2 Nisan 2003 günü Abdullah Gül’ün ABD Dışişleri Bakanı Powell ile yaptığı 2 sayfa 9 maddelik hizmet sözleşmesindeki Irak’ın kuzeyine harekât yasağını bile kaldıracakmış!
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, İnternet Andıcı’yla ilgili kararını açıkladı. Aralarında Ege Ordusu Komutanı Nusret Taşdeler’in de bulunduğu 14 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Dosya, Islak İmza davasıyla birleştirildi.
İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek’in 5 Ağustos 2011 günü görülen Ergenekon duruşmasındaki açıklaması ve Mahkemeye verdiği dilekçeyi aşağıda sunuyoruz.
Bir devletin olmazsa olmaz kurumlarından birisi ordusudur.
Bugün canım yazı yazmak istemiyor… Siyasi gelişmelerden dolayı değil, Türk Silâhlı Kuvvetlerini yıpratan-yıpratacak dehşet iddiaları okumaktan!
Bir devleti, tereyağdan kıl çeker gibi zahmetsizce bölüp parçalamak istiyorsanız, öncelikle o devletin silahlı kuvvetlerini içeriden bölüp parçalayacaksınız. Bunun için:
CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum dedi:
CHP Genel Başkan yardımcısı Süheyl Batum’un, Türk Silahlı Kuvvetleri için “kağıttan kaplan” benzetmesine Genelkurmay’dan yanıt geldi.
Cumhuriyet’ten Aykut Küçükkaya, geçtiğimiz yıl bugün hakkında yapılan suçlamalar nedeniyle intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ardından bir yılda yaşananları yazdı.
Günlerdir İçişleri ve Milli Savunma bakanları tarafından, açığa alınan üç generali konuşuyoruz.
Kendisinde yargı kararlarını yok sayma gücü gören AKP iktidarı, diğer “sakıncalı generaller”i de açığa almaya kalkışırsa; Türk Ordusu’ndan geriye ne kalacağını hesap eden var mı aranızda
2. Ergenekon Davası’na ara verildi. Ara verilmeden önce savunma yapan sanık, davanın en genç tutuklusu Teğmen Mehmet Ali Çelebi idi. 2 yılın sonunda savunma sırası gelen Çelebi savunmasının girişinde herkesi ağlatan bir konuşma yaptı.
Çelebi konuşmasında Silivri’yi Büyük Taarruz’un en kritik mevzilerinden Çiğiltepe’ye benzetti ve savunması boyunca Silivri’ye Çiğiltepe diyeceğini söyledi. 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ordu içinde AKP’ye yakın gruplar var. Oradan belge geliyor” dedi. Aydınlık dergisi de Aralık 2009’da Tayyip Erdoğan’ın TSK içinde gizli örgüt kurma girişimlerini yazmıştı. Dergi kanıt olarak Ergenekon iddianamesindeki telefon kayıtlarını gösterdi.
Genelkurmay Başkanlığı, Hantepe baskınıyla ilgili iddialara bugün yanıt verdi. Yandaş medya, “Heronlar saldırıyı önceden gördü ancak komutanlar gerekli önlem almadı” diyerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni hedef alan yeni bir kampanya başlatmıştı. Genelkurmay’dan yapılan açıklamada, “Heron iddialarıyla ilgili adli ve idari işlemler zamanında başlatıldı. İddialar gerçek dışıdır” denildi.
Çok değil bir buçuk yıl öncesine gidelim ve Başbakan Erdoğan’ın Almanya’daki Deniz Feneri yargılamaları esnasında konuyu haber yapan Doğan Grubu Medyasını televizyon kameralarının önünde nasıl bombaladığını hatırlayalım:
YAŞ toplantılarının başladığı gün duyurduğumuz şekilde terfiler, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız’ın Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirilip, getirilmemesi yüzünden kilitlenmiş gibi gözüküyor.
Ulusal Kanal, Eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan’ın bir konuşmasına ulaştı. 2003’teki plan seminerinden hemen önce yapılan 1. Ordu Aylık Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Çetin Doğan bakın neler söylüyor…
Balyoz İddianamesi’nin yayınlanmasının ardından gazeteciler ve avukatlar iddianameyi okumaya başladı. Gerçekten de iddianamenin içinde haber değeri taşıyan onlarca olgu vardı.
Bir ülkede iktidar düşman ile işbirliği yaparsa, o ülkede iktidar savaşı da, iç savaş da, etnik savaş da olur.
18 Temmuz Pazar günü, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın 90. kuruluş yıldönümüydü.
23 Temmuz gecesi, 102 general hakkındaki yeniden yakalama kararıyla ilgili haberi duyduğumda hiç ama hiç şaşırmadım. Türkiye’nin rejimini, devlet yapısını ve sınırlarını değiştirmeye soyunmuş güçlerin uygulamaya koydukları çok yönlü planının özünü kavrayanlar için son 3-4 yıldır yaratılan davalar sürecinin nasıl devam edeceğini, hangi aşamalardan geçeceğini, nerede, ne zaman ve nasıl sonuçlanacağını kestirmek pek güç değildir. Ergenekon, Balyoz, Kafes, Poyrazköy vb soruşturma ve davalardaki iddialara, kanıt adı verilen cd, telefon dinlemeleri, ses kayıtları, kaynağı belirsiz elektronik posta iletileri gibi unsurlara, tartışmalı gizli tanıklara bakıldığında ortaya çıkan düşünce sistematiğini görmemek için başka yere bakıyor olmak lazım.
İşçi Partisi Genel Başkanvekili Mehmet Bedri Gültekin, 102 subay hakkında çıkartılan tutuklama kararını, “Yasa dışı çete, Genelkurmay’a meydan okuyor” diyerek değerlendirdi. “Balyoz’daki tutuklamalarla Türk Ordusu’na savaş açılmıştır” diyen Gültekin, YAŞ’ta terfi alacak subayların terfilerini engellemek için tutuklandığını belirtti. Atatürk’ün 1920 yılında subaylara hitaben yaptığı konuşmayı hatırlatan Gültekin, “Bugün 1920′lerdeki tabloyu yeniden yaşıyoruz” dedi.
Çukurca’da verilen 7 şehitle ilgili şu manşeti atmış Zaman gazetesi: “yine baskın, yine soru işaretleri”. (Zaman, 21 Temmuz 2010) Zaman’ın iddiasına göre Emniyet Genel Müdürlüğü, 8 Temmuz’da, 60 kişilik bir terörist grubun Çukurca sınırındaki askeri birliklere eylem yapacağı istihbaratını vermiş ancak gerekli tedbirler alınmamış. Sonuç 7 şehit.
ABD’nin TSK’ya karşı yürüttüğü operasyonun değişmeyen iki hedefi var: 1. Türk Ordusu’nu bölmek. 2. Ordu ile milleti karşı karşıya getirmek.
Fethullah Gülen cemaatine bağlı Abant Platformu’nca Barzani’nin “başkenti” Erbil’de düzenlenen “Kürt Konferansının” moderatörlüğünü yaptı.
Balyoz tertibiyle 2 kez ifade veren Eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına’ya etkin pişmanlık yasasından yararlanma teklifi yapıldığı ortaya çıktı. Fırtına bu teklife, “Bu benim 45 yıllık şerefli askerlik mesleğime ciddi bir hakarettir” diyerek tepki gösterdi.
Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın Hilmi Özkök’e yaptığı eleştiriler, Özkök’ün sessizliğini bozdu. Özkök, Balyoz senaryosuyla ilgili eleştiriler kendisine yöneltilince, “Burası TSK. Gizli kapaklı işlerin çevrildiği örgüt değil” dedi. 














