AMERİKA’DAN TÜRKİYE’YE GAZ: SURİYE’Yİ ANCAK SEN HALLEDERSİN
Mayıs 9, 2012 Yorum yapın
ABD Başkanlarından eli kanlı George W. Bush’un ulusal güvenlik danışmanı Stephen Hadley, patlattı sonunda bombayı:
”Türkiye, ABD’siz Suriye’deki durumla başa çıkabilir, ama ABD, Türkiyesiz Suriye’deki durumla başa çıkamaz, işte bu da iki ülkenin neden birlikte çalışması gerektiğini bir kez daha gösteriyor”
Küresel kodamanların oluşturduğu Council for Foreign Relations’a (Dış İlişkiler Konseyi) bağlı Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ”Türkiye-ABD İlişkileri:Yeni Ortaklık” adlı 96 sayfalık rapor yayımlandı. Bu vesileyle CFR’ın New York’taki merkezinde toplantı düzenlendi.
Toplantıda kimler yoktu ki… Bu yazının devamını oku



Abdüllatif Şener, düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi; “Başbakan kendisinin sorgulanacağı
Amerika ve Batı ülkeleri Suriye’ye dış müdahalenin önünü açacak girişimlere zemin hazırlama telaşına girdi. Gündemdeki plan, Suriye’ye insani yardım koridorunun açılması.
Libya halkı, 42 yıl boyunca kendilerini ‘el bebek, gül bebek’ bakan Kaddafi’yi çok arayacak. Çünkü Batı ülkelerinin kuklası olan yeni rejim, ülkenin tek serveti olan petrol ve doğal gaz kaynaklarını Batılı ülkelere peşkeş çekmeye başladı bile. Oysa Kaddafi, petrol gelirerinin yüzde 90’ını halkın ihtiyaçları için harcıyordu. Yani gelen gideni çok aratacak
70 bin nüfuslu Sirte şehri, tam bir aydır NATO uçaklarının ağır bombardımanı altında.
Amerika’nın dünya çapındaki politikalarının perde arkası konusunda etkili yayınlarıyla bilinen Global Research’te yayımlanan makalede, Amerika’nın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Libya’da etkili olmak istediği belirtiliyor. Makalede BM’nin kanıtlanmamış iddialara dayanarak Libya’ya müdahele ettiği yazıyor.
Füze kalkanı mutabakat metnine kimler, hangi yetkiyle imza attı? Amerikan Büyükelçisi Francis Ricciardone NATO adına mı Amerika adına mı imza attı? Füze kalkanı çalışmaları yalnızca paraf edilmiş bir belge üzerinden mi yürütülüyor? Dışişleri bçakanlığı’nda görevli üst düzey bir yetkili bu sorulara yanıt verdi… İşte o yanıtlar.
CHP Milletvekili Osman Korutürk, soru önergesinde füze kalkanı ile ilgili anlaşmayı kastederek “Amerikan Büyükelçisi, imzayı Amerika adına mı, yoksa NATO adına mı attı” diye sordu.
İran Savunma Bakanı General Ahmet Vahidi, Türkiye’ye yerleştirilecek NATO radarının hedefinde İran ve Rusya’nın olduğunu söyledi. Savunma Haftası geçit töreninde konuşan Vahidi, “Füze kalkanına tüm gücümüzle karşı koyacağız” dedi. 
Libyalı isyancılar arasındaki çatlak büyüdü. İsyancıların komutanı Abdülfettah Yunus’un öldürülmesiyle gün yüzüne çıkan bölünme, Ulusal Geçiş Konseyi’nin dağılmasıyla zirveye ulaştı. Rus Pravda gazetesi; El Kaide’yle mücadele eden Kaddafi birliklerinin, isyancıların merkezi Bingazi’ye ilerlediğini duyurdu.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Suriye’nin muhaliflere yönelik operasyonlarına ilişkin bir soruyu yanıtlarken Suriye’deki gelişmeleri istihbarat kaynaklarından “an be an” takip ettiğini belirtti ve şunları kaydetti: “Mübarek Ramazan ayına girerken Hama’da tankların eşliğinde ağır silahların halka karşı kullanılması beni derinden sarsmıştır.”
NATO Libya halkını topluca ölüme götürecek saldırılar düzenliyor. Uluslararası hukuka göre savaş suçu olan saldırılarda hastaneler, gıda depoları ve ülkenin su altyapısı hedef alınıyor. AKP ülkemizi de bu suça ortak etmeye devam ediyor.
Cüneyt Şaşmaz ‘Cesuryorum’ bloğunda 1 yıl önce, 2010 Ağustos’unda yazdı:
NATO’nun saldırısı altındaki Libya, tıpkı geçmişte sömürgeciliğe direnen Ömer Muhtar gibi, emperyalistlere ve yerli işbirlikçilerine direnmeyi sürdürüyor. Oğul Kaddafi, “NATO olsun olmasın, muhalifleri bu savaşı kaybedeceğini” belirtti. Libyalı muhalifler, Afrika Birliği’nin hazırladığı çerçeve anlaşmasını, Muammer Kaddafi’nin iktidarda kalmasına olanak sağladığı gerekçesiyle reddetti.
Fransa’nın Libya’daki isyancıları silahlandırmasına tepkiler büyüyor. Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov; Fransa’nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararını ihlal ettiğini açıkladı. Fransa’nın Birleşmiş Milletler Büyükelçisi ise isyanclara silah vermenin karara uygun olduğunu öne sürdü. Fransa’nın Libya’daki isyancılara 40 ton silah vermesi, Birleşmiş Milletler kararlarının tekrar sorgulanmasına yol açtı.
Vicdan kişinin sahip olabileceği en yüce bir yetenektir. Gerçeğe bağlı kalma yeteneğidir. Gerçeğin iç dünyamızdaki bir yansımasıdır.
” Irak’taki Amerikan askerlerine duacıyız”, Irak işgali sırasında;
ABD’nin de gerçek olduğunu kabul ettiği Wikileaks belgelerinde; son günlerde çok konuşulan füze kalkanı projesi de yer alıyor.
WikiLeaks’in yayımlamaya başladığı belgelerin ilk partisi, ABD-AKP işbirliğini çırılçıplak ortaya sermiş vaziyette. Kürt Açılımı’ndan AB sürecine, İsrail’le ilişkilerden AKP’nin yolsuzluklarına kadar pek çok şey “belgeli” olarak artık kanıtlanmış durumda…
İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in, füze kalkanı, NATO, Türkiye-ABD, Türkiye-İran ilişkilerini değerlendirdi. Sayın Perinçek’in önemli yazısını aşağıda sunuyoruz.
İşçi Partisi, Füze Kalkanının Türkiye’ye yerleştirilmesi girişimine karşı başlattığı mücadele kapsamında bir bildiri yayımladı. İşçi Partisi’nin bildirisi şu şekilde:
Ne İran, ne Suriye, ne Rusya Füze Sistemi nereye kurulursa orası doğal hedef olacaktır. Mesela İsrail’e saldırmak isteyen bir ülke veya örgüt önce füzelerin bulunduğu ülkeye saldıracaktır. Öyle ya Türkiye’ye kurulacak füzeler ABD ve NATO’nun tabiriyle “füze savunma sistemi” değil mi? Demek ki birileri bir yerlere saldıracak ki füzeler o saldırılan ülkeyi koruyacak.
Lizbon’da toplanan NATO Zirvesinden beklenen sonuç çıktı. NATO üyesi ülkelerin onayıyla daha önce ABD eski Başkanı George W. Bush tarafından ortaya atılan ve şimdiki ABD Başkanı Obama tarafından yeniden gündeme getirilen füze kalanı projesi resmen yürürlüğe sokuldu. Tayyip Erdoğan Lizbon’a gitmeden önce iki noktayı vurgulamıştı. Birincisi ‘Komuta bizde olsun’, ikincisi ‘İran ismi geçmesin.’
Yaptıkları eylemlerle çeşitli illerde büyük ses getiren Türkiye Gençlik Birliği üyesi gençler bu kez AKM önünde NATO’yu protesto etti. Hz.Muhammed’e hakaret eden karikatürlerin yayınlandığı dönemde çirkinliklere destek olan bir isim olan Rasmussen’in Türkiye ziyaretinin kınandığı eylemde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’da BOP eşbaşkanlığı görevi ve Batı yanlısı politikaları nedeniyle eleştirildi.
Türkiye Gençlik Birliği Mersin Şubesi, 7 Ekim Perşembe Günü Mersin’de düzenlediği biR yürüyüş ve ardından gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla, NATO Genel Sekreteri Anders Rasmussen’in Ankara’ya gelişini protesto etti.
Türkiye Gençlik Birliği, İzmir’de NATO’ya “defol” dedi; yüzlerce genç kurşun sıkılan Atatürk maskının önünde nöbet tuttu.














