CHP’deki Anadolu ateşi!
Şubat 27, 2012 Yorum yapın
CHP’nin tartışmalı tüzük kurultayı, Anadolu Ateşi Grubu’nun gösterisi ile başladı. Partinin içinde bulunduğu karmaşayı yansıtmak için bundan daha iyi bir seçim yapılamazdı!
“Büyük Resim” yazı dizisinde hatırlattığım gibi, bugünkü Anadolu Ateşi Grubu’nun kurucusu Mustafa Erdoğan, 19 Mart 1991 tarihli Güneş gazetesinde yayınlanan “Dünden bugüne Kürtler” başlıklı dizi yazıda “Kürt folkloru Türkleştiriliyor” iddiasında bulunmuştu. Ancak sonraki yıllarda kurduğu ekiple çok başarılı bir iş yapmış görünse de Mustafa Erdoğan, Türk folklorunu stilize ederken gerçekte özünden koparmıştı.. Sadece kıyafetleri ele alsak, bunun nasıl bir dönüştürme çabası olduğunu görebiliriz. İşte CHP de tıpkı Anadolu Ateşi gibi bir dönüşüme zorlanıyor.. Bu yazının devamını oku

Otlar bahsine destursuz girdiğimiz için, değerli biyoloji bilginimiz, yerdeşim Prof. Dr. Ali Demirsoy’dan bağışlamasını dileyerek sözbaşı yapıyorum.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başta Suriye konusu olmak üzere gündemle ilgili gazetecilerin sorularını cevapladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları araları:
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda saldırgan bir tavıra giren Başbakan Erdoğan’ı sert sözlerle uyardı. Hürriyet gazetesinden Okan Konuralp’e konuşan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
Ordu’nun komuta kademesinin “tepki istifaları” sonrasında, “asker kışlasında kalsın, siyaset yapmasın, kuralları seçilmişler koysun” diyen CHP, aynı tavrını sürdürüyor. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu “Eyvallah, saygı duyuyoruz, demokratik tepki; fakat hangi gerekçe ile oldu bilmek istiyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, sivil iradenin her şeyin üstünde olduğunu vurgulayarak Hükümete destek çıktı. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet komutanlarının istifalarını Hürriyet Gazetesi’ne değerlendirdi…
CHP’nin % 26 oyda kalması büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Düşenin dostu olmaz; akıl veren çok olur!
• Kılıçdaroğlu’nun profesyonel ordu projesi, hangi rejime işaret ediyor.
CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; Diplomasi Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği yemekte, AKP Hükümeti’ne verdiği “not”larla, bu Parti’nin Amerika’nın Büyük Ortadoğu Projesinde üstlendiği meşum rolü aklamaktadır.
Şu tabloya bakar mısınız?
Kürsüye kırmızı bir klasör ile gelen Kılıçdaroğlu’nun önemli bir yolsuzluk dosyası açıklayacağı CHP Kayseri Milletvekili Şevki Kulkuloğlu’nun sabah saatlerinde basın bürolarına dağıttığı, “Sayın Genel Başkan Kılıçdaroğlu Kayseri’de yaşanan yolsuzluk dosyalarını belgeleriyle açıklayacak” şeklindeki notu ile gündeme gelmişti.
Engin Ardıç’ın dün CHP lideri Kılıçdaroğlu’na yazdığı çirkin yazıya Sevgi Erenol’un avukatı Vural Ergül’den yanıt geldi:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na dansöz kıyafeti giydirerek hakaret eden Salih Memecan’ın NTV’deki pişkinliği izleyenleri hayretler içinde bıraktı.
Usta gazeteci Rahmi Turan, Atatürk’ün 21 Mart 1923 tarihinde, Konya Hilaliahmer (Kızılay) Kadınlar Şubesi’nde söylediklerini anımsatmış okurlarına: “Muhterem hanımlar! Memleketimizin bazı yerlerinde giyim tarzımız, kıyafetimiz, bizim olmaktan çıkmıştır. Kadınlarımızın giyim tarzı ve örtünmesinde şu iki şekil görünüyor: Ne olduğu bilinmeyen çok kapalı, çok karanlık bir dış görünüm gösteren kıyafet veyahut Avrupa’nın en serbest balolarında bile giyilmeyecek kadar açık bir giyim… Bunun her ikisi de yanlış!” (Hürriyet, 18 Ekim 2010)
12 Eylül referandumu ilk bakışta AKP’nin zaferiyle (?) sonuçlanmış gibi görünüyor. Oysa sonuçlara biraz daha yakından bakıldığında, ortada AKP adına hiç de bir zaferin olmadığı rahatlıkla görülebilir.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “PKK’ya af” önerisi AKP cephesinde “şok” etkisi yarattı!.. En çok da “artık anaların ağlamasın” diye, “açılım”da sınır tanımayan, değil elini, gövdesini “taşların” altına koyan Başbakan Erdoğan kızdı. Bakın birden kimleri hatırlayıp, neler söyledi:
Başbakan’ın Tokat’ta düzenlediği mitingde yaşananlar aklıma geldikçe, katıla katıla gülüyorum…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Ordu içinde AKP’ye yakın gruplar var. Oradan belge geliyor” dedi. Aydınlık dergisi de Aralık 2009’da Tayyip Erdoğan’ın TSK içinde gizli örgüt kurma girişimlerini yazmıştı. Dergi kanıt olarak Ergenekon iddianamesindeki telefon kayıtlarını gösterdi.
Meydanlardaki tahrik bu hızıyla devam ederse millet 12 Eylül’de oy pusulalarına mühür basmayacak yumruk atacaktır!
Bu referandum sürecinden tarihe hangi notlar düşülecek:
Aynı sitede Erdoğan’ın kız kardeşinin de bir villası bulunurken inşaatı yapan firma ise Erdoğan’ın çocukluk arkadaşı Mehmet Gür’e ait bir şirket.
Başbakan Erdoğan referandum için dolaştığı miting alanlarında, Türkiye’nin kalan kırmızı çizgilerini de birer birer ortadan kaldırıyor. Erdoğan gerek iç, gerek dış politikaya dair söyledikleriyle, hem Cumhuriyet’le hesaplaşıyor, hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin “devlet” politikalarını ayaklar altına alıyor…
Özerklik planının son etabı için geri sayıma geçildi!
Kemal Kılıçdaroğlu’nu karşılayan köylüler iktidarın baskısına maruz kaldı. Erzincan’ın bir köyünde Kılıçdaroğlu’nu karşılayan vatandaşların elektriği dört gün boyunca kesildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğu dönemde ortaya çıkardığı ‘vurgun’ iddiası yargıda. İstanbul Büyükşehir’e bağlı İSFALT A.Ş.’nin eski danışmanı Serdar Kepenek’e dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldı. Kepenek’le birlikte 2 yöneticinin 7 yıla kadar hapsi isteniyor.
Karadeniz’e çıkarma yapan CHP lideri Kılıçdaroğlu, halka seslendi: 12 Eylül’de “Hayır” deyin, iktidar milletin yakasından bir an önce düşsün!
…“ACELE SIHHATİNİZİN İŞARI” DİYE BOŞA YAZMADIM!
Bizde her şey, Cemal Süreya’nın yazdığı gibi nöbetler halinde geliyor: bir şeyler birikiyor ve sonra birden zembereğinden boşalıyor. Siyasi söylemde komplo teorilerinin bu denli alıcı bulmasının bir nedeni de bu. Genelgeçer siyaset ortamında her şey neredeyse bir toplum mühendisliğinin gereğine göre işliyormuş ve işletiliyormuş gibi görünürken, bir de bakıyoruz ki 1 Mart teskeresi. Ya da XX. Yüzyılın antiemperyalist, bağımsızlıkçı, başka uluslara da esin kaynağı olmuş iki önderinin Kemal ve Gandi’nin aynı siyasi kişilikte ve Türkiye siyasetinde yeryüzüne geri dönüşü.
Vakit gazetesi, bu defa da “Kemal Kılıçdaroğlu yoksa sünnetsiz mi?” gibi bir soruyu haberleştirdi.
ALMANYA’da ‘asrın bağış yolsuzluğu’ olarak nitelenen Deniz Feneri e.V davasının peşini bırakmayan CHP’li Kemal Kılıçdaroğlu, toplanan 4.5 milyon euronun kurye tarafından Türkiye’ye getirilerek İzzet Kurum’a teslim edildiğini gösteren ‘ıslak imzalı’ belgeleri açıkladı. Kılıçdaroğlu, basına gösterdiği belgeleri savcılığa vereceğini bildirdi.














