YANYANA OTURMALARININ SEBEBİ SANDIĞINIZ GİBİ DEĞİLDİ
Ağustos 10, 2011 Yorum yapın
Geçtiğimiz hafta ülke gündemine düşen ilginç olay ve haberleri sütunumuzun elverdiği ölçüde “bilmece, bildirmece” başlığı altında toparlamaya çalışacağım.
Yan yana düşen iki fotoğraf karesi
Gazetelerde demokrasi simgesi olarak kabul gören iki fotoğraf karesinden birincisinde, Yüksek Askeri Şura’nın (YAŞ) son toplantısının açılış sahnesi diğerinde Mısır’ın eski Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in demir kafes içinde yargılanma sahnesi var. Mısır’ın demokratik bir yönetime kavuşabilmesi için köprünün altından daha çok suyun geçme gereği ortadayken, bu fotoğraf bir diktatörün ibretlik sonu olarak gösterilmeliydi. Konuya ilişkin liberal demokratlarımız kalem oynatmadan Jefferson’un sözüne kulak verseler iyi olur: “Özgürlük ve cehalet birlikte olamaz”. Bu yazının devamını oku
Yazının başlığı Nazım Hikmet’in “Kurtuluş Savaşı Destanı”ndan bire bir alındı. Bu başlığı 20.08.2009 tarihinde yazdığım, Maya Dergisi’nin Eylül 2009 sayısında yayımlanan makalemde kullanmıştım. Dergide yayımlanan yazılarımla, “Silivri Kampusü’nden”gönderdiğim mektuplar geçen yıl aynı başlık altında kitaplaştırıldı.
İşçi Partisi Genel Başkanı, Cumhuriyet Güçbirliği İzmir 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Doğu Perinçek, bu seçimin dikkat çekici özelliklerinden biri olan asker kökenli adaylara niçin oy verilmesi ve seçilmelerinin sağlanması konusunda basına bir açıklama yaptı. Perinçek’in Türkiye ve bölgedeki önemli gelişmeler nedeniyle özel bir anlam ve önem kazandığına dikkat çeken açıklaması şöyle:
Türk siyasetinin duayenlerinden Hüsamettin Cindoruk, 12 Haziran seçimlerine Cumhuriyet Güçbirliği’nin İzmir 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı olarak giren Doğu Perinçek’e ve Cumhuriyet Güçbirliği İstanbul 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı Çetin Doğan’a oy verilmesi çağrısında bulundu.
Balyoz davasının 16. duruşmasında Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın geleneklere rağmen seminere katılmama nedenini açıkladı. Amerika’nın Irak’a müdahalesi ve konuyla ilgili görüşmeler olduğunu ifade eden Doğan, “Eğer seminere katılsalardı onlar da darbe planının sanığı olarak aramızda yer alacaklardı” dedi.
Balyoz Davası, geçtiğimiz ay Gölcük’te gerçekleşen aramalar ve Silivri’de başlayan duruşmalar ile kamuoyu gündemine yeniden geldi. Davaya ilişkin belgeler tartışılmaya devam ederken, soruşturmaya konu olan CD’lerdeki delillerin, sözkonusu planların görüşüldüğü seminerden sonra üretildiğini gösteren ipuçları dava süresince çok tartışıldı.
‘BALYOZ’ sanıkları 2. kez hakim karşısına çıktı. Eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın, “Seminerin sevk ve idaresini ben yaptım. Kaynağının, temelinin nereden geldiğini açıklayabilecek durumdayım. Arkadaşlarım suçlu değillerdir” şeklindeki sözleri dakikalarca alkışlandı.
Eski 1. Ordu Komutanı Emekli Orgeneral Çetin Doğan yazarı olduğu Maya Dergisi’nde Balyoz Davası’nın başladığı günlerde davayı değerlendiren “Adalet Mülkün mü Zulmün mü Temeli” başlıklı yazı yazdı.
“Tüm belgelerin sahte olduğunu kanıtladık”
“Balyoz planı” soruşturması çerçevesinde tutuklanan 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ve damadı Dani Rodrik davadaki kanıtlarla ilgili çelişkileri ortaya koyan kapsamlı bir dosya hazırladı.
Eski 1. Ordu Komutanı Çetin Doğan’ın avukatları Balyoz Davası’nın görüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na 3 ayrı dilekçe sundu.
Birinci Ordu eski Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatlarının Taraf Gazetesi yöneticileri, muhabiri ve sahte CD ve belgeleri verenler hakkında yaptıkları suç duyurusunda çok çarpıcı noktalar dikkat çekiyor.
Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın avukatları Celal Ülgen ve Hüseyin Ersöz, Balyoz Davası’na ilişkin ayrıntılı bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada Balyoz Davası’na konu olan belgelerin bir bavul değil, yalnızca 3 CD’den oluştuğunu anlatan avukatlar bugüne kadar basına konu olan çelişkileri de anlattı.
Balyoz tertibi delik deşik oldu… 2003′te yapıldığı iddia edilen sözde Balyoz planındaki sayısız çelişkiye bir yenisi eklendi. Bu son çelişkiyle planın hazırlanma tarihinin 28 Haziran 2008′den sonra olduğu tartışılmaz biçimde belirlendi.
Balyoz Davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan, Balyoz Belgeleri’nde yer alan ilginç bir çelişkiyi kaleme aldı. Bu kanıt da belgelerin 2007 yılı sonrasında yazıldığı tezini güçlendiriyor.
Balyoz davasının temelini oluşturan planda var olan ilginçlikleri birçok kez gündeme getirdik.
Balyoz Davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan Balyoz Planı’nda dikkat çeken iki noktayı kaleme aldı.
Tarih 12 Eylül 1980. Gece yarısı bir Albay üstünü değiştirmek için evine geldi. Eşi heyecanla yataktan fırladı, ne olduğunu sordu. Albay kızgındı: “Allah kahretsin darbe oldu” dedi. Bu sözlerin sahibi Albay; bugün darbe hazırlamak iddiasıyla tutuklu bulunan Balyoz Davası’nın 1 Numaralı sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan. Nazım Hikmet şiirleri okuyan, Uğur Mumcu’nun ölümüne ağlayan Çetin Doğan’ın işte hayatı…
Ulusal Kanal, Eski 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan’ın bir konuşmasına ulaştı. 2003’teki plan seminerinden hemen önce yapılan 1. Ordu Aylık Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Çetin Doğan bakın neler söylüyor…
Haberler doğruysa, Çetin Doğan’ı tutuklamak için gelen polisler demir çubukluymuş.. Bu polisleri bu kadar başı boş kim bıraktı. Hukuk’un olmadığı her yerde herkese hak doğar. Bunun adı ya devlet başa ya kuzgun leşe’dir. Polislerin eline demir çubuğu kimler verdi, Pensilvalya’dan mı Amerika’dan mı Tayyip Erdoğan’dan mı, kimden, kamuoyunun tanıdığı bu polisler müriddir emir almadan çalışmaz.. Eline demir çubuk aldığına göre bayağı delikanlı olmalı. Sınav sorularını çalıp polis hakim olanlar, sahipsiz köylerden çocukları dersanelere doldurup sonunda polis hakim yapanlar, en sonunda, demir çubuklarla askere karşı ayaklandılar demek. Demek iş buraya kadar geldi.
Geçtiğimiz Cuma günü hakkında yakalama kararı çıkarılan Balyoz Davası sanığı emekli Orgeneral Çetin Doğan, dün Bodrum’dan İstanbul’a teslim olmak için gelirken gözaltına alındı. Gözaltı anını Çetin Doğan’ın kızı anlattı.
Balyoz darbe planının ekleri arasında Ek-A, Ek-B olduğu gibi bir de Ek-X var. Org. Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ve damadı Dani Rodrik Ek –X belgesini, darbe belgelerinin 1. Ordu’dan çıkmadığına dair ek kanıt olarak gösterdiler. Doğan, “Belgeleri imal edenler bir şekilde Pennsylvania’da geçerli alfabeyi fazlasıyla içselleştirmiş” dedi.
Balyoz tertibi kapsamında hakkında yakalama kararı çıkarılan Emekli Korgeneral Engin Alan ve Emekli Orgeneral Çetin Doğan’dan açıklama geldi. Engin Alan, “Biz hapisten korkmayız. Guantanamo’da yer varsa oraya da gideriz” dedi. Çetin Doğan da, “Görevim bundan sonra Silivri”de devam edecek” şeklinde konuştu.
İstanbul 10′uncu Ağır Ceza Mahkemesi, Balyoz tertibiyle ilgili davanın tensip zaptını hazırladı. 102 emekli ve muvazzaf asker için yakalama kararı çıkarıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılanlar arasında Koramiraller Mehmet Otuzbiroğlu ve Kadir Sağdıç ile 23 muvazzaf general bulunuyor. Çetin Doğan, İbrahim Fırtına ve Özden Örnek de hakkında yakalama kararı çıkarılan isimler arasında. Davanın ilk duruşması ise 16 Aralık’ta Silivri Cezaevi’nde görülecek…
Balyoz soruşturmasında yer alan Bilirkişi Raporlarını inceleyen 2 uzman Amerikan kuruluşu, Tübitak’ın hazırladığı raporda soruşturma tekniklerine uyulmadığını tespit etti ve CD’lerin yargı sürecinde kesinlikle kullanılamayacağını belirtti. Bu açıklamanın ardından Çetin Doğan’ın kızı Pınar Doğan ve damadı Dani Rodrik de, TÜBİTAK Başkanı Nüket Eriş’e bir mektup yazdılar. “Bu mektubu size iki bilim insanı sıfatıyla yazıyoruz” diyen Pınar ve Dani çiftinin TÜBİTAK’a gönderdiği mektup;
312 general, “Onbaşı bile olamayacakların general olduğu ülke” başlıklı köşe yazısı nedeniyle açtıkları davada, Vakit gazetesinden tazminat kazandılar. Gazete, her bir davacı için 2 bin lira olmak üzere toplam 624 bin lira tazminat ödemeye mahkum oldu.
Balyoz Planı(!) konusunda iğrenç iddialar tefrika edilmeye başlandığı andan itibaren, ülkemizi karanlığa ve kargaşaya sürüklemek, “iktidarın bildiğini okurken” ortaya çıkan ve çıkacak engelleri yok etmek isteyenlerin, modern bilgisayar teknolojisinin imkânlarından yararlanarak “kopyalama ve yapıştırma” metodu ile bir plan üretmiş olduğunu ifade etmiştim.
Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Emekli Orgeneral Çetin Doğan’ın “Lakabı köstebekti” ifadesine yanıt verdi. Çetin Doğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nden bilgi sızdıran köstebek olarak da Özkök’ü işaret etmişti. Özkök bu iddialara ise bir yanıt vermedi. 














