İstanbul Barosu teslim olmuyor
Mayıs 26, 2012 Yorum yapın
İstanbul Barosu teslim olmuyor. Savcılık tarafından şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrılan Baro Başkanı Ümit Kocasakal ve 10 Baro yöneticisi ifade vermeye gitmeyeceklerini açıkladı. İstanbul Barosu, savunma hakkının kutsallığını savunmaya ve mücadeleye de devam edeceklerini duyurdu.
İstanbul Barosu, Silivri Başsavcılığı’nın hukuksuz biçimde Balyoz Davası’na avukat göndermesini talep etmesini reddetti. Baro yöneticileri “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” suçlamasıyla ifadeye çağrıldı. Bu yazının devamını oku
Türk Ordusuna “Balyoz tertibi”, Taraf Gazetesi’nin bu haberiyle başladı. Haberdeki en çarpıcı başlıklardan biri de “Kendi jetimizi düşürecektik” oldu.
Taraf yazarı Mehmet Baransu, geçtiğimiz pazartesi günü gazetesinde Balyoz Davası üzerine bir yazı kaleme aldı. Balyoz tutuklamalarına şerh koyan 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay’ı eleştiren Baransu, Balyoz davası üzerine öyle şeyler söyledi ki düzeltmeye neresinden başlasak bilemiyoruz.
Balyoz Davası’nın 44. duruşmasında konuşan Jandarma Kurmay Albay Mustafa Önsel, muvazzaf bir Silahlı Kuvvetler personelinin görülmekte olan davalardaki en sert savunmasını yaptı. Önsel, önce tertibe sessiz kalan dönemin komutanlarını eleştirdi ardından sıra mevcut komuta kademesine geldi. Önsel, “Yönetiyorum sandığınız ordunun sahte CD’lerle beli kırılmış. Siz kime komutanlık yapıyorsunuz” diye sordu.
Orgeneral Bilgin Balanlı’nın da yargılandığı İkinci Balyoz Davası, Birinci dava ile birleşti. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Tümgeneral Beyazıt Karataş, duruşma salonuna geldi. Karataş, İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ara kararıyla tutuklandı.
Emekli bir general bugün Silivri’de 2. Balyoz Davası’nı izledi. Duruşmaya ara verildiğinde yaptığı açıklamada Genelkurmay Başkanı’na seslendi: “Beni barışta teslim eden komutanım, savaşta nasıl koruyacak?”
Birinci Balyoz davasında 162 sanığın tutukluluğa yaptığı itiraz reddedildi. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay karara muhalefet şerhi koydu ve “Gerekçe olarak delillerin henüz toplanmaması gösteriliyor. Hangi delliller toplanacaktır?” diye sordu.
Osmanlının üç yüz paşası vardı. Cumhuriyet’in de üç yüz generali vardı.
Özel Görevli Mahkemeler’in kaldırılması için Silivri Cezaevi önünde kurulan nöbet çadırının 3. günü de coşkuyla devam etti. CHP Silivri Gençlik Kolları’ndan yaklaşık 40 kişilik bir grup nöbet çadırını ziyaret etti. Nöbetçiler ve CHP’liler arasında büyük bir dayanışma örneği sergilendi. Balyoz davasından tutuklu yargılanan emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, dün evlilik yıldönümleri olduğu için nöbet çadırındaki eşi İrem Kutluk’a bir telgraf ve çiçek gönderdi.
O tarihte Güler vali değildi.
Ergenekon, Balyoz, Poyrazköy davaları kapsamında bugüne kadar 19 iddianame hazırlandı. Birleşen davalarla beraber hala görülmekte olan dava sayısı ise 13… İddianamesinin hazırlanmasını tutuklu olarak bekleyen ve 13 davada tutuklu yargılanan 289 kişi bulunuyor.
6 görevli general için yakalama kararı alındı. Biri Orgeneral, EDOK Komutanı ve Yüksek Askeri Şura Üyesi Nusret Taşdelen. Silivri’deki emekli generallerin çetelesi artık tutulmuyor.
Taraf gazetesinin dünkü “Yoldaş General” manşetinin geride bıraktığı şey, Aziz Çelik ve Nabi Yağcı’nın açıklamalarıyla birlikte tam bir gazetecilik enkazı.
Yazının başlığı Nazım Hikmet’in “Kurtuluş Savaşı Destanı”ndan bire bir alındı. Bu başlığı 20.08.2009 tarihinde yazdığım, Maya Dergisi’nin Eylül 2009 sayısında yayımlanan makalemde kullanmıştım. Dergide yayımlanan yazılarımla, “Silivri Kampusü’nden”gönderdiğim mektuplar geçen yıl aynı başlık altında kitaplaştırıldı.
Harp Akademileri Komutanlığı’nda yarın düzenlenecek diploma töreninde bir ilk yaşanacak. Tören, “komutansız” gerçekleşecek. Çünkü; Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı Hasdal Cezaevi’nde… Konuyu Ulusal Kanal’a değerlendiren Emekli General Servet Cömert; “komutanların sandalyelerinin boş bırakılmasını” önerdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yarınlarına yön verecek kurmay subayları yetiştiren “Harp Akademileri Komutanlığı”nda, yarın diploma töreni var. Ancak törene Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Bilgin Balanlı katılamayacak. Çünkü; Orgeneral Balanlı, Balyoz davasından tutuklu.
MHP’den milletvekili seçilen Emekli Korgeneral Engin Alan, “Abdullah Öcalan serbest bırakılana kadar kendilerinin de tahliye edilmeyeceği” şeklinde bir kanaat oluştuğunu söyledi. Alan, “Balyoz’dan yargılanan hiç kimse, Apo’nun da yararlanacağı bir düzenlemeyle tahliye olmak istemez. Bunu herkes bilsin” dedi. MHP’den milletvekili seçildiği halde tahliye edilmeyen, Balyoz tutuklusu Emekli Korgeneral Engin Alan cezaevinden ilk kez konuştu. Alan, “tahliye olmak için milletvekili oldular” eleştirisine yanıt verdi.
Denizciler ” Bismillah Salvo Ateş” diye başlar batırmak, yok etmek veya yüksek hasar yüzdesi ile harekat icra edemez duruma getirmek istedikleri düşman hedeflerine.
Bayoz belgeleri; “akla ters”, “her yönüyle hatalı ve tutarsız”!.. 6 kişilik askeri bilirkişi heyeti Balyoz dokümanlarını inceledi ve bu sonuca vardı. Belgeler personel bilgileriyle karşılaştırıldı, teknik ve içerik analizleri yapıldı. 2003 yılında yazıldığı iddia edilen planların 2008′deki Talimname’ye göre hazırlandığı ortaya çıktı. İşte Balyoz iddialarını temelden çürütecek 360 sayfalık o raporun ayrıntıları… Donanma Komutanlığı’nda çıktığı iddia edilen dokümanlarla ilgili Hava Kuvvetleri Komutanlığı bilirkişilerinin hazırladığı 360 sayfalık rapor Balyoz dava dosyasına girdi.
Zaman gazetesinin 1. Sayfasında “yurt dışında denilen sanıklar, Balyoz toplantısında çıktı” başlıklı bir haber yayınlandı. Hiçbir satırına dokunmadan okuyalım!
Balyoz davasının 16. duruşmasında Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman’ın geleneklere rağmen seminere katılmama nedenini açıkladı. Amerika’nın Irak’a müdahalesi ve konuyla ilgili görüşmeler olduğunu ifade eden Doğan, “Eğer seminere katılsalardı onlar da darbe planının sanığı olarak aramızda yer alacaklardı” dedi.
Önceki bir yazımda, bugün yaşadığımız dönemi “eşhası” – tarihini- nasıl değerlendireceğini sormuştum… Eminim bugün, Ergenekon-Balyoz davalarında tutuklananlar, “ içeride” yatanlar, ileride bu kâbustan uyanıldığında, “kahraman” olacaklar. Tarihte öyle anılacaklardır. Şimdi, Soner Yalçın da bu onur listesine geçmiştir. “İçerideki” diğer gazeteciler, Mustafa Balbay, Tuncay Özkan ve Silivri’deki diğerleri, işgalci Yunanlara, İzmir’de “ilk kurşunu” atan, şehit Hasan Tahsin gibi basın “panteonunda” yer alacak ve tabloları, her halde Basın Müzesi’nin duvarlarına konulmalıdır…
Balyoz iddianamesinin 7 sayfasının, Hukuk Fakültesi öğrencisi olan K. Çolak’ın dönem ödevinden aynen, hatta imlâ yanlışlarıyla birlikte kopyalandığı ortaya çıktı
Bugünün geleceği dünden belliydi. Balyoz Davası iddiaları ortaya atıldığından bu yana sanıklar, sanık avukatları ve sanık yakınlarının yaptıkları araştırmalar sonucu ortaya konan gerçekler ile iddiaların iler tutar yanı kalmamıştı.
İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey, Türk Ordusu’na yönelen kanunsuz saldırıya ve 163 komutanın tutuklanmalarına tepki gösterdi. Ankara Sıhhiye Orduevi önünde düzenlenen kitlesel basın açıklamasında konuşan Özbey, özetle şunları söyledi:
Balyoz Davası’nda 163 asker hakkında birden verilen tutuklama kararı tartışılırken bunun dışında bir nokta dikkat çekti. Davada Abdurrahman Dilipak gibi isimlerin yaptığı müdahillik başvurusu kabul edildi. Bu durum mahkemenin on yıllarca sürebileceği yorumlarına neden oldu. Zira söz konusu darbenin mağduru olacağını iddia ederek binlerce kişi mahkemelere başvurabilir. Bu da davanın uzun süreye yayılmasına neden olabilir.
Çetin Doğan’ın kızı ve damadının “Çetin Doğan ve Gerçekler” adlı blogu , Gölcük’te bulunan “belgelerden” her gün birinin sahteliğini ortaya çıkarıyor.
Balyoz Davası’nda 163 komutan hakkında verilen tutuklama kararı tartışırken yeni bir hukuk skandalı daha ortaya çıktı.
Polisin ve savcılığın, Ergenekon ve Balyoz davaları ile ilgili peş peşe basına yansıyan sahte kanıt üretme yeteneği, “sehven” denilerek gözden kaçırılmaya çalışılsa da, sadece bu kurumlarla sınırlı kalmayarak devlet yönetiminde pişkinliğin kılıfı oldu. 














