“Ergenekon dosyasını Bush verdi”
Mayıs 28, 2012 Yorum yapın
“Ergenekon ve benzeri davalar, ABD’nin Türkiye’ye karşı açtığı davalardır. Ergenekon davası, 5 Kasım 2007 günü, ABD Başkanı Bush’un, Oval Ofis’te Tayyip Erdoğan’a verdiği talimat doğrultusunda açılmıştır.
Bunu, Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Fehmi Koru açıklamıştır.
Bu operasyonlarda tutuklanacak ve yargılanacak olanların listesinin ABD makamları tarafından hazırlandığı ve uygulayıcılara verildiği basında açıkça yazıldı. Bu yazının devamını oku
Suriye’nin başkenti Şam’da geçen hafta gerçekleşen ve 55 kişinin öldüğü, 372 kişinin yaralandığı intihar saldırısını El Nusra Cephesi üstlendi. Cephe internetten yayımladığı videoda, eylemi Beşar Esad rejimine karşı gerçekleştirdiklerini ilan etti.
Milli Anayasa” panellerinde iki temel veri kullanıyorum. Birinci olarak Haçlı Seferleri’ni düzenleyen Vatikan ile “Yeni Anayasa” dayatmasında bulunanların amaçlarını kıyaslıyorum.
Geçen ay Mardin Artuklu üniversitesinde Said-i Nursi’nin propagandasını yapmak için düzenlenen bir sempozyumda konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan da Mahmut Esat Bozkurt’u hedef alan bir konuşma yaptı. Bozkurt ’u “ırkçı ” olarak niteleyen Tarhan, Silivri cezaevinde yatanları “Bozkurt’un şövalyeleri” olarak adlandırdı. Kısacası gericiler, Bozkurt ‘a saldırmak için her an hazırlar.
İki gün önce Şam’da içlerinde yirminin üstünde çocuğun da olduğu iki büyük patlamayla ellinin üstünde ölü ve yüzlerce yaralı olduğunu büyük derin üzüntülerle ajanslardan izledik.
Başbakan tiyatroculara geçen gün, “sanat” konusundaki “derin” bilgilerini aktardı. Bir de üstelik “sanatçı” tipi çizdi.
Türkiye’de ne yaşadığımızın farkında olmadığımız için, içinde bulunduğumuz muhteşem olanakların da değerini bilemiyoruz. Neyse ki çok değerli yöneticilerimiz var ve gerçeklerimizi bize anlatıyorlar.
AKP veya AKP iktidarından söz etmiyorum. Tayyip Erdoğan’ın, itirafıyla ortaya koyduğu üzere onlar, kendilerine verilmiş olan bir “görevi” yapıyorlar.
Mehmet Perinçek’in tutuklanması üzerine Ermeni sitelerinin “Perinçekler Ermeni kökenli” diye yeni bir kampanya başlattıklarını Aydınlık’tan okuduk.
AKP iktidarının aylardır propagandasını yaptığı büyük “gösteri”, önümüzdeki hafta başlıyor. Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya, büyük ihtimalle evlerinden telekonferans yoluyla “yargı önüne” çıkacaklar.
Bu soruya cevap arıyorum: Afganistan’da toprağa düşen 12 Mehmetçik kimin için ve ne için öldü?
KPSS’de kopya skandalının ortaya çıkmasının üzerinden 2 yıl geçti. Cumhuriyet tarihinin bu en büyük “organize kopya hırsızlığını” yapanların kimler olduğu, soruları kimlerin sızdırdığı konusunda hala hiçbir bilgi yok.
Humus kentinin önce iki mahallesine sonra da tek mahallesine yani Bab Amr mahallesine çekilen isyancılar, Suriye Ordusu’nun 40. ve 90. Mekanize Piyade Tugaylarının saldırıları karşısında nihayet 1 Mart itibariyle yenildiler. Ancak isyancıların yenildiği uzun zamandan buyana biliniyordu. İsrail istihbaratına yakın bir internet sitesi olan Debka, daha 11 Şubat 2012’de Batılı istihbarat servislerinin Esad’ın Suriye’de duruma hakim olduğunu ve Suriye’nin 3. büyük şehri olan Humus’un bazı semtleri dışında ülkede silahlı büyük bir direnişin kalmadığı haberini vermişti. Peki, ABD-AB-Arap Birliği-İsrail ve Türkiye bloku her gün Şam’a ateş püskürürken ve Pentagon’da Suriye’ye müdahale planlarının yapıldığı iddia edilirken Esad nasıl bu baskılara direnerek sonuna kadar gitti ve şimdilik silahlı isyanı bastırarak önemli bir başarı kazandı.
22 Şubat 2012 tarihli HaberTürk gazetesinde Fatih Altaylı, köşesinde çok önemli bir gelişmenin haberini verdi.
Çağdaş Neronların hedefe oturttuğu ülkeler arasına sen de mi girdin?
İsrail, Müslüman coğrafyada yaşayan tek Yahudi devlet olarak, bölgede varlığını sürdürebilmek için Siyonist bir plan geliştirmiş ve bu planı Dünya Siyonist Dergisi Kivunim’de yayınlamıştır. 1982 yılında, siyonizmin önde gelen liderlerinden İsrael Shahak ve Oded Yınon tarafından kaleme alınan bu stratejik plan, Müslüman coğrafyayı etnik ve dinsel temelde ayrıştırıp parçalamayı ve parçalanan ülkeler içerisinde İsrail’e müttefik devletler kurmayı amaçlamaktadır. Fas’tan Mısır’a, Ürdün’den İran’a ve Afganistan-Pakistan’a kadar Orta Doğu coğrafyasındaki tüm ülkeler bu planın hedefi durumundadır. 

“Embedded (iliştirilmiş) ahlak” sahibi Ahmet Altan, 2 Şubat tarihli yazısında; Atatürk dönemini “diktatörlük dönemi” olarak tanımlıyor ve “diktatörlüklerin ahlakı yoktur” diyor.
Uluslar arası ajanslar önceki gün Türkiye’den acil ve flaş kodu ile haber servisi yaptılar!
Bu adamların ar damarları çatlamış olmalı…
Kaç gündür ekranlarda medyada ‘hayasız akınlar’ sürüyor, Kurtuluş Savaşı’nın inkarından başlanıp Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne, okullarda Atatürk Köşe’lerinin kaldırılmasına kadar vardırdılar işgal sürecini.















